31 Ocak 2018 Çarşamba

E- ticarette gümrüksüz alışveriş limiti indiriliyor, 30 eurodan 22 euroya düşürülüyor

Yurt dışından e-ticaret yoluyla sipariş edilen ürünlere yönelik gümrük muafiyet oranı, 30 eurodan 22 euroya düşürülüyor


Yurt dışından e-ticaret yoluyla sipariş edilen ürünlere yönelik gümrük muafiyet oranı, 30 eurodan 22 euroya düşürülüyor.

Ticaret Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, konuya yönelik hazırlanan karar, Bakanlar Kurulu'nda imzaya sunuldu.

Buna göre, posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ithal edilen ürünlere ve siparişlere yönelik gümrük muafiyet oranı 30 eurodan 22 euroya düşürülecek.

Avrupa Birliği ülkelerinde genel olarak bu oranın 22 euro olarak uygulanması nedeniyle Türkiye'de de bu yönde düzenleme kararı alındı.

30 euro sınırını gözeterek sipariş vermiş olan alıcıların işlemlerinin tamamlanması ile posta ve hızlı kargo operatörlerinin kendi sistem ve iş akışlarını söz konusu değişikliğe uyarlayabilmesi amacıyla 15 günlük geçiş dönemi de öngörülüyor.

Ayrıca yurt dışından posta ve hızlı kargo yoluyla Türkiye'ye gönderilen ve burada bulunmayan bilimsel ve eğitim amaçlı kitaplar için uygulanan tek ve maktu vergi oranının yüksek olması nedeniyle, bu eşyaya uygulanan muafiyet limiti de 150 euroya çıkarılıyor.

Söz konusu kitaplar için yurt dışında uygulanan KDV oranı göz önünde bulundurularak, yüzde 8'lik tek ve maktu vergi belirlendi. Söz konusu vergi oranı, kitapların bedeline göre, AB ülkelerinden gelenlerde yüzde 18, diğer ülkelerden gelenlerden ise yüzde 20 uygulanıyordu.



27 Ocak 2018 Cumartesi

Genç kuşak, lüksü ‘dijital’de yaşıyor!

Deloitte’un raporuna göre; lüks tüketiminde en büyük 100 şirket, 212 milyar dolarlık net satış geliri ile büyümeye devam ediyor. Louis Vuitton, devler liginde zirvedeki yerini korurken genç kuşak lüks alışverişini dijital ortama kaydırıyor.


Deloitte’un, global olarak hazırladığı ve dünyanın en büyük 100 lüks markasını ve grubunu sıraladığı “Lüks Tüketimin Küresel Güçleri” raporunun bu yıl dördüncüsünü yayımlandı.

Rapora göre lüks tüketim alanında faaliyet gösteren dünyanın en büyük 100 firması 2015 mali yılında 212 milyar dolarlık net satış geliri elde ederken, globalde %6,8 büyüyen lüks ürünler kategorisi, jeopolitik etkilere ve azalan turist sayısına rağmen yerelde çok daha iyi performans göstererek yaklaşık %8,4 büyüme kaydetti. Özellikle Çin, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi lüks tüketiminin gelişmekte olduğu pazarlar son beş yılda %70 büyürken, bu oran Avrupa, Amerika ve Japonya gibi gelişmiş pazarlarda %53’te kaldı.

Türkiye’den bir marka ne zaman girebilir?
Sıralamaya girebilmek için satış gelirlerinin minimum 180 milyon dolar olması gerektiğinden, ülkemizden bir marka listede yer alamasa da lüks ürünler pazarı, son 5 yıllık dönemde (2012-2016) bileşik olarak %8,9 büyüme kaydederek yaklaşık 6,8 milyar TL seviyelerine ulaştı. Öngörülenden daha fazla büyüme kaydeden pazarda, bir önceki yıla göre en fazla büyüme, 43,3 puanlık artışla Lüks Taşınabilir Tüketici Elektroniği segmentinde yaşandı.

Deloitte Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Ortağı ve Perakende Sektör Lideri Hakan Göl araştırmaya ilişkin şu yorumlarda bulundu: “Deloitte Lüks Tüketimin Küresel Güçleri 2017 listemizdeki 100 büyük firmaya ait yaklaşık 250 markadan 120’si Türkiye’de yer alıyor. Bunlardan 69 tanesinin 271’inin AVM’de, 97’sinin alışveriş caddelerinde ve 10’unun ise havalimanlarında olmak üzere toplamda 378 adet bireysel mağazası bulunuyor. Ne yazık ki listede henüz Türkiye’den bir marka yok. Bu elbette kolay değil fakat hazır giyim ürünleri ve mücevher üretim yeteneklerimizin doğru kullanılması ve yeni nesil e-ticaret, satış, servis ve pazarlama teknolojilerinden faydalanılması ile bir Türk markası da uluslararası lüks markaları arasında yerini alabilir.”

Lüks tüketime bakış açısı değişiyor
Türkiye pazarındaki büyümenin sebepleri ise her ne kadar geçtiğimiz yıllarda taksit sınırlaması getirilmiş olsa da kredi kartı sayısında yaşanan artış dolayısıyla orta sınıfın ulaşılabilir lüks tüketimini artırması ve yüksek orandaki genç nüfusun benzer şekilde lüks ürünlere artan ilgisi olarak ortaya çıkıyor.

Gençlerin, lüks ürünleri viral pazarlama yoluyla tanıtan ve/ veya kullanan vlogger ve sosyal medya influencerlar’ını kendilerine örnek aldıklarını ve lüks tüketime olan ilgilerinin her geçen gün arttığını ifade eden Göl sözlerine şöyle devam etti: “Teknoloji özellikle çok önemli; tüketici taleplerinin fiziksel ürünler ve marka gücü yanında dijital deneyime kaydığı, e-ticaret ve m-ticaret kanallarının tamamlayıcı etkisinin hem satın alma hem de uçtan uca deneyimde kendine daha çok yer bulduğu lüks sektöründe, dijital ve teknoloji kavramlarının artık her noktada hissedilir olması gerekiyor. Türkiye’de internetten alışveriş yapma oranı %34 ile yaklaşık 16.6 milyon kişiye ulaşmış durumda… Halihazırda faaliyette olan lüks kategorisindeki markaların birçoğu online alışveriş sitelerini faaliyete alarak; hem vakit kısıtı nedeniyle alışveriş yapma imkanı olmayan çalışan gruba, hem de internet kullanımı TUİK 2016 yılı verilerine göre %84 olan 16-24 yaş grubuna öncelikli olarak hizmet vermeye başladı.”

Lüks tüketim neden artıyor?

-Kadınların işgücüne katılım oranında meydana gelen artış,

-Genç nüfusun tüketim alışkanlarında meydana gelen değişim,

-Orta sınıfın gelirindeki artış,

-Değişen yaşam biçimi trendleri,

-Yüksek öğrenim oranlarındaki artış,

-Kentleşme oranındaki artış.

İlk dört firma değişmiyor
Rapora göre, lüks tüketimin küresel güçleri sıralamasında ilk dört firma olan Louis Vuitton, Compagnie Financière Richemont, Estée Lauder ve Luxottica Group bu sene de pozisyonlarını koruyor. Top 100 listesini oluşturan markaların %88’i, sadece sekiz ülkeden çıkıyor. Bu 8 ülke aynı zamanda listedeki 100 firmanın gelirlerinin %94’ünü temsil ediyor. Bu listeye en çok marka veren ülkelerin başında geçen sene olduğu gibi İtalya (26 marka), ABD (15), Fransa (10), İsviçre (10) ve İngiltere (10) geliyor. Satış gelirini 2015 mali yılında en çok geliştiren sektör ise çanta ve aksesuar sektörü oldu.


25 Ocak 2018 Perşembe

AB'de 10 internet kullanıcısından 7'si e-alışverişi seçti

AB'de geçen yıl internet kullanıcılarının yüzde 68'i internetten alışveriş yaptı. İnternetten en çok alışveriş yapan ülke Birleşik Krallık oldu.


Avrupa Birliği'nde (AB) geçen yıl her 10 internet kullanıcısından yaklaşık 7'si internetten alışveriş yaptı.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinden derlenen bilgilere göre, AB’de internet kullanıcıları arasında internetten alışveriş yapanların oranı giderek artıyor. İnternetten yapılan alışveriş, geçen yıl 2007'ye kıyasla 18 puan arttı.

e-alışveriş, özellikle genç internet kullanıcıları arasında istikrarlı bir şekilde büyüdü. 2007-2017 döneminde tüm yaş grupları arasında yükseliş kaydeden e-alışverişte en fazla artış 16-24 yaş grubunda oldu.

AB'de geçen yıl internet kullanıcılarının yüzde 68’i internetten alışveriş yaptı. İnternetten alışveriş yapanların yüzde 33'ü AB ülkelerindeki satıcıları tercih etti. Bu oran, 2012'de yaklaşık yüzde 25 seviyesindeydi.

En fazla e-alışveriş Birleşik Krallık’ta
e-alışverişi kullananların oranı AB genelinde önemli farklılıklar gösterdi. İnternet kullanıcıları arasında internetten alışveriş yapanların en yüksek olduğu ülke yüzde 86 ile Birleşik Krallık olarak belirlendi.

Birleşik Krallık'ı, yüzde 84 ile İsveç, yüzde 82 ile Danimarka, Almanya, Lüksemburg ve Hollanda izledi.

İnternetten alışverişte en düşük paya sahip ülkeler ise yüzde 23 ile Romanya, yüzde 27 ile Bulgaristan ve yüzde 39 ile Güney Kıbrıs Rum kesimi oldu.

İnternetten en çok giyim ve spor malzemeleri alındı
İnternetten en fazla sipariş verilen ürün grubu, yüzde 64 ile giyim ve spor malzemeleri olarak belirlendi. Giyim ve spor malzemelerini, yüzde 53 ile seyahat ve tatil amacıyla konaklama, yüzde 46 ile ev eşyası, yüzde 39 ile etkinlikler için bilet, yüzde 34 ile kitap, dergi ve gazete alımları takip etti.

Giyim ve spor malzemeleri alımlarında en yüksek pay yüzde 71 ile 16-24 yaş grubunda kaydedildi. En fazla ev eşyası alan yaş grubu yüzde 50 ile 25-54 yaş grubu olurken, en çok seyahat ve tatil amaçlı konaklama satın alımı ise yüzde 71 ile 55-74 yaş grubunda gerçekleşti.

AB'de internet üzerinden alışveriş yaparken herhangi bir sorun bildirmeyenlerin oranı yüzde 69 oldu. Yaşanılan sorunların büyük çoğunluğunu ise satın alma işlemi sırasında belirtilenden daha uzun süren teslimatlar oluşturdu.



24 Ocak 2018 Çarşamba

İnternetten alışverişe onay sanal kartları kapsamıyor

BDDK: Kartların e-ticarete açılmasında müşteri onayı alınması ile ilgili karar kapsamına sanal kartlar girmiyor

Kartlarla internetten alışveriş ve ödeme yapılabilmesi için kart sahiplerinin onay vermesine yönelik sürenin sonuna yaklaşılırken, sanal kartlar ve otomatik ödeme talimatlarının kapsam dışı olduğu belirtildi.

Banka ve kredi kartlarının elektronik ticarette kullanılabilmesi için kart hamilinden onay alma süresi 31 Ocak'ta sona erecek.

Hem bankalar hem de e-ticaret şirketleri, vatandaşların internetten alışveriş ve fatura ödeme gibi konularda mağduriyet yaşamaması için uyarılarda bulunurken, sanal kartlar ve otomatik fatura talimatı gibi düzenli ödemelerin kapsam dışı olduğu belirtildi.

Kart sahipleri, bankaların mobil uygulaması veya internet sitesi üzerinden giriş yaparak onay sürecini tamamlayabildiği gibi telefon ile müşteri hizmetlerini arayarak ya da şubeye giderek de bu işlemleri gerçekleştirebiliyor.

BDDK'dan alınan bilgiye göre, banka ve kredi kartlarının e-ticarette kullanılabilmesi için kart hamilinden onay alma süresi uzatılmayacak. Kartların e-ticarete açılmasında müşteri onayı alınması ile ilgili karar kapsamına sanal kartlar girmiyor. Ayrıca, otomatik ödeme talimatı verilmiş ödemeler de e-ticaret kararı kapsamında yer almıyor.



17 Ocak 2018 Çarşamba

Online alışverişte liderlik mobilya sektöründe

Online alışveriş istatistiklerinde ortalama sepet tutarı en büyük olan sektörün mobilya sektörü olması ve alışverişlerin üçte birinin İstanbul’dan yapılmış olması dikkat çekiyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de e-ticaret sektörü durdurulamaz bir hızla büyüyor. TÜBİSAD’ın e- ticaret raporuna göre, 2017’de e-ticaret pazarı yüzde 30 büyüdü. TUSİAD’ın raporuna göre de, Türkiye’de 57,7 milyon kredi kartı kullanıcısı bulunuyor. E-ticaret ve online ödeme hizmetleri, artık hayatımızın bir parçası hâline gelmiş durumda.

Ödeme hizmetleri alanındaki yenilikler, tüketicilere kolay ve güvenli alışveriş deneyimi yaşatıyor. Türkiye’nin öncü ödeme hizmetleri şirketi iyzico da kullanıcı alışkanlıklarını detaylı analiz edip geliştirdiği ürünlerle bu yeniliklerin başını çeken şirketlerden biri. Özellikle yapay zekâ ve machine learning üzerine iki yıldır çalışmalar yapan iyzico, online alışveriş deneyimini değiştirerek ödeme alışkanlıklarına yön veriyor. Yapay zekâ çalışmaları ile insanların yaptıkları görevleri otomatikleştirerek hata payını minimuma indirirken, e-ticarette dolandırıcılığı ve tüketici güvensizliğini ortadan kaldırmayı hedefliyor.

iyzico, 2017’deki online ödeme alışkanlıklarını ortaya koyduğu infografikte, ödeme dünyasının temel etkenlerini inceliyor. Online dünyada faaliyet gösteren şirketler için ödeme alışkanlıklarının doğru anlaşılması, geliştirecekleri stratejiler açısından oldukça önemli.

Online alışveriş şampiyonu Fenerbahçe taraftarı

iyzico, kullanıcıların e-posta adreslerinde yer alan takımların kuruluş yıllarını baz alarak ilginç bir veri de çıkardı. Online alışveriş yapanların yüzde 38’i Fenerbahçe taraftarı çıkarken, yüzde 27’si Galatasaray, yüzde 24’ü ise Beşiktaş taraftarı çıktı.

Mobilya sektörü birinciliği göğüslüyor

Mobilya sektörü sepet ortalaması miktarında 564 TL ile birinciliği göğüslerken, bu sektördeki ödemeler için en çok 6 taksit tercih edildi. Bilgisayar ve elektronik sektörü ise 371 TL ile 2. sıraya yerleşti. Ortalama sepet tutarı kozmetik sektöründe 199 TL, giyim sektöründe 136 TL, çiçek sektöründe ise 125 TL oldu.

3 alışverişin 1’i İstanbul’dan

Türkiye genelinde alışverişlerin yüzde 60’a yakını 5 büyük ilden yapıldı. İstanbul, yüzde 35’lik oranla internetten alışveriş yapmayı en çok tercih edenlerin yaşadığı şehir oldu. Satışların ana hacminin İstanbul’daki şirketler tarafından gerçekleştirilmesinin de bu oranı etkilediği görüldü. Ankara yüzde 7, İzmir yüzde 6, Bursa yüzde 4, Antalya yüzde 3 ile İstanbul’un gerisinde kaldı.

Tek çekimde kredi kartını tercih ediyoruz

iyzico verileri, tek çekimde en çok kredi kartını tercih ettiğimizi ortaya koydu. Verilere göre, peşin olarak yapılan işlemlerin yüzde 76’sı kredi kartları ile, yüzde 24’ü ise banka kartları ile oldu.


13 Ocak 2018 Cumartesi

E-ticaret 4.5 trilyon doları bulacak

Dünyada perakende sektörünün satış hacmi 25 trilyon dolara dayandı. Bu rakam içinde perakende e-ticaret satışları 2.4 trilyon doları buldu. Bu rakam 2021 yılında 4.5 trilyon doları bulacak

KPMG, Perakende Sektörel Bakış 2018 raporunu açıkladı. Rapora göre dünyada perakende satış hacmi 25 trilyon dolara dayandı.

Müşteri talep ve davranışlarına göre yol alan sektör, çok kanallı satış uygulamalarıyla satış ve karlılığı artırmaya odaklandı. Online alışveriş ve mobil alışveriş, geleneksel alışverişten sürekli pay alıyor. Elde ettiği “büyük veri”yi yönetmenin perakende sektörü için hayati önemde olduğunu belirten KPMG Türkiye Perakende Sektör Lideri Fikret Çetinkaya, “Müşterisini anlayan, tedarik zincirini doğru yöneten, teknolojinin fırsatlarını öngören kısacası start-up gibi düşünen perakendeciler büyümeye devam edecek” diyor.

İşte, "Perakende Sektörel Bakış" raporunda öne çıkanlar
-Dünya çapında e-ticaret dahil perakende satışlarının, 2017 yıl sonunda 25 trilyon dolara yaklaştığı hesaplanıyor. E-ticaret sektörü her yıl, geleneksel perakende sektöründen yaklaşık yüzde 1 oranında pay çalıyor.

-Perakende e-ticaret satışları 2017 sonunda dünya çapında yaklaşık 2.4 trilyon doları buldu. Bu oran toplam perakende satışlarının yüzde 10,1’ini oluşturuyor. Küresel e-ticaretin toplam perakende satışları içerisindeki payı 2011’de yüzde 3,6 ve 2016’da yüzde 8,7’ydi.

-Küresel e-ticaret satışlarının 2021 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 16 artması ve 4.5 trilyon dolara çıkması bekleniyor.

-E-ticaretin en başarılı ülkesi Ç in’de, 2020 yılına gelindiğinde dü nya e-ticaret hacminin yüzde 60’ını oluşturması bekleniyor. ABD’de ise ABD toplam e-ticaret satışlarının yüzde 79’unu yapan en büyük 25 firmanın 18’i, geleneksel perakendecilerden oluşuyor.

Türkiye’de sıkıntılara rağmen büyüyor
-Türkiye perakende pazarının yaklaşık yüzde 67’sini geleneksel perakende, yüzde 33’ünü ise organize perakende oluşturuyor.

-AVM yatırımlarındaki büyük artış, geleneksel perakendenin içinde bulunduğu rekabet çıkmazı, tüketici davranışlarındaki değişim ve alışveriş alışkanlıklarını kökünden sarsan teknolojik gelişmeler, agresif büyüyen indirim marketlerinin önemli buldukları lokasyonlarda satın alma veya devralma yöntemiyle hızlı büyümesi geleneksel perakende anlayışını sarsıyor.

-Organize perakende sektörü son 10 yılda birçok yabancı yatırımcıyı kaybetmesine rağmen, yerel yatırımcıların mağaza sayısı bazında sergilediği agresif büyümenin önemli katkısıyla, gelişimini sürdürdü. Ancak büyüme oranları, perakende sektörünün sıkıntılı bir dönemden geçtiği gerçeğini değiştirmiyor. Diğer yandan tüm bu gelişmelerin toplam perakende yatırımlarını durdurmadığını görüyoruz. Hatta bu tablodan yararlanan yüksek indirim mağazacılığı, son 5 yılda büyük bir hızla büyüdü. Yüksek indirim mağazacılığı yapısında faaliyet gösteren marketler, A ve B sosyoekonomik gruplarından da müşteri çekmeyi sürdürerek büyük bir ivme yakaladı.

-Yarattığı toplam istihdam bakımından tüm sektörler içerisinde ikinci sırayı alan perakende sektöründe 2016 yılı istihdamı 1 milyon 810 bin, 2017 yılı Eylül sonu itibarı ile ise 1 milyon 925 bin kişi oldu.

Online perakendeci açık ara önde
-Önümüzdeki yıllarda planlanan AVM projelerinde de yerli yatırımcıların baskın rolü sürüyor.

-Perakende sektörünü değiştiren en önemli unsur internet üzerinden alışverişin yükselmesi. Türkiye’deki organize perakende cirosunun yüzde 97’sini ve sektör istihdamının yüzde 99’unu gerçekleştiren perakende oyuncuları, toplam e-ticaret cirosunun sadece yüzde 30’unu oluşturuyor. Sadece online perakendecilerin e-ticaret sektöründeki payı ise yüzde 70. Temelinde birer teknoloji şirketi olan sadece online perakendeciler, geleneksel perakende oyuncularını e-ticaret oyununda oldukça geride bırakmış görünüyor.

Yeni AVM'lerde doluluk yüzde 50
-Türkiye’de 1995 yılında 12 olan AVM sayısı, 2016 yılında 387’ye yükseldi. 2017 Eylül ayında 415 olan AVM sayısının, 2018’de 463’e, 2019’da 465’e yükselmesi bekleniyor. Bu gelişme, 1990’lı ve 2000’li yıllarda yaşanan hızlı büyüme ivmesinin, 2020’ye doğru yerini daha stabil bir çizgiye bırakacağını ortaya koyuyor.

-Ancak arzdaki hızlı artış doluluk oranlarına yansımadı ve 2017’de yeni açılan AVM’lerde doluluk oranları ancak yüzde 50 düzeyinde kaldı. Yüksek kira bedelleri genel olarak AVM doluluğunun önündeki en önemli etken.

-Son 3 yıllık analizlere göre 2017 ve 2018 yıllarında adet bazında yıllık ortalama yüzde 15 olan büyüme oranı, 2019’da sadece yüzde 1 düzeyinde olacak.

-Türkiye genelinde AVM yatırımlarının yerli ve yabancı sermaye dağılımını incelediğimizde, yerli yatırımcılar alan bazında yaklaşık yüzde 73 payla ön sırada yer alıyor. Toplam 11,8 milyon m2 kiralanabilir alanın yaklaşık 8,6 milyon m2’sinde yerli yatırımcı bulunuyor. Yabancı sermayenin içinde bulunduğu kiralanabilir alan, toplam alanın yüzde 23’ünü kapsıyor. Geriye kalan yüzde 4’lük kısım ise yerli-yabancı yatırımcı ortak yapımı projelerden oluşuyor.