Hepsiburada, e-ticarette 6 aylık trend raporunu yayınladı
E-ticaret platformu Hepsiburada’nın verilerine göre, 2018’in ilk 6 ayında en hızlı büyüyen kategori %269 ile sinema bileti ve film kategorisi olurken onu %130 ile ofis ve kırtasiye takip etti. 6 aylık dönemin sürprizi ise talepte %110 artış gösteren altın kategorisi oldu.
* Trabzon’da gerçekleştirilen Hepsiburada E-ticaret Zirvesi’nde ilk kez açıklanan, 6 aylık trend raporuna göre, Türkiye’de internette en çok alışveriş yapılan saat 21.30 olurken, en çok tercih edilen gün Pazartesi oldu.
* İstanbul, İzmir, Ankara dışındaki 78 ilin toplam e-ticaret alışverişindeki payı %61’e ulaşırken, e-ticaret hacmini en hızlı büyüten ilk 3 il ise, sırasıyla %121 ile Gaziantep, %96 ile Kocaeli, %91 ile Denizli oldu. Trabzon ise %85 ile büyümede üst sıralarda yer aldı.
Hepsiburada, Anadolu’daki işletmelerin işlerini büyütmesi, yeni işletmelerin ekonomiye katılması ve yerel ticareti desteklemek amacıyla başlattığı e-ticaret seferberliğinin Trabzon durağında gerçekleştirdiği basın toplantısında, Türkiye’de 2018’in ilk yarısındaki e-ticaret alışkanlık ve eğilimlerini açıkladı. Trend Raporu adıyla her 6 altı ayda bir yayınlanacak olan raporda, Hepsiburada’dan alışveriş yapan müşterilerin en çok tercih ettikleri ürünlerden, en fazla arama yapılan kelimelere, özel günlerde en çok tercih edilen hediyeliklerden il ve yaşa göre eğilimlere kadar birçok bilgi paylaşılıyor. 30’dan fazla kategoride 14 milyonun üzerinde ürün çeşidiyle müşterilerinin hayatını kolaylaştıran Hepsiburada’nın yayınladığı trend raporu kapsamında 2018’in ilk yarısında gerçekleştirilen alışverişlerde, geçen yıl aynı dönemine göre %40’lık bir artış yaşandığı belirtildi.
Her saniye 1 ürün satılıyor
2018 yılının ilk 6 ayında ortalama 80 milyonun üzerinde ziyarete ev sahipliği yapan Hepsiburada’da, saniyede 1 ürün satışı yapıldı. Her bir ziyaretin yaklaşık 5,5 dakika sürdüğü Hepsiburada’nın aynı dönemdeki ziyaret trafiğinin %76’sını mobil, %24’ünü de web kullanıcıları oluşturdu. Mobil kullanıcı sayılarındaki büyüklüğe dikkat çeken Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Mutlu Erturan, “Türkiye’de mobil penetrasyon oranı %94.6. Bu da Türk tüketicilerinin cep telefonlarında giderek daha fazla zaman geçirdiği ve tüm ihtiyaçlarını oradan karşıladığının bir göstergesi. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini odak noktamıza koyup onların hayatını kolaylaştırma felsefesinden yola çıkarak biz de Hepsiburada mobil uygulamamızı her geçen gün geliştiriyor ve yeniliyoruz. Müşterilerimizin ürünlerimize daha kolay ulaşması, alışverişlerini hızlı ve pratik olarak tamamlamaları bizim için çok önemli.” dedi.
Türkler en çok ne satın alıyor
2018 yılının Ocak-Haziran döneminde Hepsiburada’dan en çok alışveriş yapılan ilk 5 kategori; Temel Tüketim ve Gıda, Sağlık ve Güzellik, Anne Bebek ve Oyuncak, Telefon ile Kitap oldu. Önceki yılın aynı dönemine göre ise sipariş adetlerinde en çok büyüme gerçekleştiren ürün kategorisi; Film ürünleri olurken onu Ofis Kırtasiye, Altın, Bahçe, Müzik ve Temel Tüketim kategorileri takip etti. 2018 yılının Ocak-Haziran dönemi Hepsiburada trend verileri incelendiğinde en fazla talep gösterilen ürünlerin bebek bezi, akıllı bileklik, kedi-köpek maması, cep telefonu ve çeyrek altın olduğu belirtildi.
E-ticaretin yıldızı bebek bezi
Hepsiburada e-ticaretin yıldız ürünlerinin belirlendiği 6 aylık trend raporu verilerinde, en çok satın alınan ürünün bebek bezi olduğunu açıklandı. Ürünlerin seçilen adrese hızlıca teslim edilerek müşterileri taşıma zahmetinden kurtarması ve özel fiyat avantajları sebebiyle aileler bebek bezini Hepsiburada’dan almayı tercih etti.
Kadınların internet alışverişlerinde %24 artış
Ocak-Haziran 2018 döneminde çok alışveriş yapan yaş grubu 25-30 yaş aralığı olarak açıklandı. Ocak-Haziran 2017 ile 2018 dönemleri karşılaştırıldığında erkeklerin alışveriş yapma sıklığı %14 oranında yükselirken kadınların e-ticaretten alışveriş yapma sıklığı %24 oranında artış gösterdi. Erkeklerin e-ticaret alışverişinde en çok tercih ettiği kategoriler; elektronik, oto aksesuar, kişisel bakım, spor malzemeleri olurken, kadınlar anne bebek ve çocuk, pet ve kozmetik kategorilerini tercih etti.
Gaziantep online alışverişi sevdi
Geçtiğimiz son 6 ayda alışveriş sıklığı en yüksek olan bölgeler sıralamasında birinciliği Marmara alırken, ardından Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz geldi. Alışveriş sıklığını önceki döneme göre en çok artıran illeri de açıklayan Hepsiburada sıralamayı; %121 Gaziantep, %96 Kocaeli, %91 Denizli, %90 Adana, %89 Çanakkale, %88 Siirt, %85 Tekirdağ, %85 İzmir, %85 Trabzon, %84 Düzce şeklinde paylaştı. Trend verileri kapsamında müşterilerin ödeme tercihlerini de masaya yatıran Hepsiburada alışverişlerde %98 oranıyla en çok kredi kartı kullanıldığını, ardından ise havale ve alışveriş kredisinin geldiğini açıkladı.
Kadın Girişimcilerden büyük atak
Binlerce marka ve işletmeyi, milyonlarca potansiyel müşteriyle buluşturan Hepsiburada Pazar Yeri ekosistemi içinde yer alan Kadın Girişimciler kategorisi, geçtiğimiz döneme göre son 6 ayda %75 büyüme kaydetti. Kendi ürünlerini üreterek ya da farklı ürünlerin ticaretini yaparak Hepsiburada’nın aylık 80 milyonun üzerindeki ziyaretçisinden yararlanan kadın girişimciler, kendilerine verilen özel teşviklerle e-ticaret pazarında kendilerine yer buldu. Hepsiburada’nın Pazar Yeri modeli kendi klasmanı içinde son 6 ayda, önceki döneme göre %45 artış gösterdi.
Alışveriş yapmadan en çok hangi kelimeler aratılıyor
Türkiye’de online ve offline alışveriş yapanların %61’inin Google’da ürün araması araması yaparken, %60’ının Hepsiburada’dan arama yaptığını kaydeden Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Mutlu Erturan, bu oranın müşterilerin Hepsiburada’ya duydukları güveni de gösterdiğine işaret etti. Hepsiburada’nın trend verilerine göre geçtiğimiz 6 ayda en çok aranan kelimeler akıllı bileklik, kitaplık, mouse, çanta, klavye, valiz, monitör, TV ünitesi, duvar saati, akıllı saat, parfüm, tablet olarak açıklandı. Sevgililer Günü’nde sinema bileti, akıllı telefon ve parfüm kelimeleri aranırken Kadınlar Günü’nde bilgisayar, parfüm, kol saati kelimeleri arandı. Ramazan’da ise akıllı telefon, buzdolabı, klima kelimeleri aranırken Babalar Günü’nde en çok aranan kelimeler akıllı telefon, sinema bileti ve oyun konsolu oldu.
Trabzon’da e-ticaret seferberliği
Daha önce Adana, Bursa, Antalya, İzmir, Kayseri ve Gaziantep’te gerçekleştirilen Hepsiburada E-Ticaret Zirvesi’nin 7. durağı bu defa Trabzon oldu. Yıl sonuna kadar e-ticaret zirveleriyle şehir şehir dolaşarak 10.000’in üzerinde küçük-orta ölçekli yerel girişime ulaşmayı hedefleyen Hepsiburada, bu girişimiyle e-ticarete katılımı artırarak Türkiye ekonomisinin kalkınmasına destek oluyor. Trabzon’da faaliyet gösteren küçük-orta ölçekli girişimciler ve esnaflarla bir araya gelen Hepsiburada, gerçekleştirdiği e-ticaret zirvesinde Trabzon’un online alışveriş verilerini de açıkladı. Açıklanan verilere göre; 35-45 yaş grubunun daha fazla alışveriş yaptığı Trabzon’da en çok alışveriş yapan ilçe Ortahisar olurken onu Merkez, Akçaabat, Of, Yomra ve Sürmene ilçeleri takip ediyor.
Trabzonluların Hepsiburada’dan tercih ettiği ürünler incelendiğinde toz maskesi, priz, bebek ıslak mendili, bebek şampuanı, bebek bezi, şampuan, saç boyası, usb bellek, top ve egzersiz aletleri dikkat çekiyor. En çok yapı malzemeleri kategorisinden alışveriş yapan Trabzonluların bu tercihleri, ev ve işyeri bakımını kendilerinin üstlendiğini ortaya koyuyor. Yapı malzeme kategorisinin ardından ise en çok anne bebek, oyuncak ürünleriyle, sağlık güzellik, bilgisayar ve spor ürünleri öne çıkıyor.
Hepsiburada Trabzon E-ticaret zirvesine katılarak, Hepsiburada’yla çalışmaya başladıktan sonra işlerini nasıl geliştirdiklerini anlatan “Hırdavatan” markasından Sinan Sezgin, “Şirketimizin kuruluşu 1946 yılına dayanıyor. E-ticaret ile tanışana kadar sadece çok sınırlı bir bölgede hizmet verebiliyorduk. Her ne kadar bulunduğumuz il ve çevre illere hitap edebilsek de internetin ve online alışverişin artık hayatımızda vazgeçilemez noktaya ulaşması bizim gibi doğu şehirlerinden ticaret yapan firmaları büyük bir araştırma ve partner arayışı içini itti. Hepsiburada ile tanışmadan önce bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar şehir ile ticaret yaparken, şimdi Türkiye’nin 81 iline ürün gönderen bir firma olduk. Artık tüm Türkiye ile rekabet ediyor ve rakiplerimizi de yakından takip etme şansına sahibiz. Hepsiburada’nın sunduğu disiplin ve stok titizliği, bizim de kendimizi bu konuda kendimizi geliştirmeye yardımcı oldu. Önceden sadece perakende mağazamız üzerinden satış yaparken, şu anda ise Hepsiburada üzerinden e-ticaret satışlarıyla ilgilenen 3 kişilik bir ekibimiz bulunuyor. Büyüyen bu pazar ve Hepsiburada’nın pazardaki liderliği sayesinde hem çalışan sayımızın, hem de ticaret hacmimizin gün geçtikçe artacağına eminim.” dedi.
Dualpazar markasıyla Hepsiburada Pazar Yeri iş ortaklarından Onur Çelik ise, “Dual Bilgisayar’ı 2009 yılında kurduk, ilk başlarda ağır bir zincir mağaza baskısı hissettik. Bu durum karşısında sürekli arayış ve çözüm üretme çabasındaydık. Arayışlarımızın sonucunda online satış tekniklerini uygulamaya başladık. Dualpazar fikrini de bu dönemlerde hayata geçirdik. Hepsiburada ile yolumuz kesiştikten sonra e-ticaret alanında çok daha başarılı işlere imza attık, zincir mağazalara karşı bizim de satış gücümüz olduğunu kanıtladık. E-ticarete giriş yapmak ve yer edinmek isteyen firmalara önerim, yollarını mutlaka Hepsiburada ile kesiştirmeleri olur. Farklı pazar yerleri ve online satış platformları olsa da Hepsiburada’yı farklı kılan en önemli özellikleri, ürünlerin satın alınma aşamasından, alıcıya ulaşmasına, ulaştıktan sonra yaşanabilecek olumsuzluklara varıncaya kadar satıcı mağaza ile birebir iletişimde kalarak, son tüketiciyi profesyonelce yönlendirmeleridir. Satış ve kargo anlaşmaları gibi önemli noktalarda katkı sağlayıp, işimize daha çok odaklanabilmemiz noktasında bize yardımcı oluyorlar.” dedi.
26 Temmuz 2018 Perşembe
Çinli e-ticaret devi Avrupa'ya açılıyor
Çinli e-ticaret şirketi JD.com'un yöneticisi Richard Liu, Avrupa'ya açılmak için her şeyin tamam olduğunu sadece ayrıntılarla ilgilendiklerini söyledi
Çin ticaret devi JD.com'un Berlin'de bir Alman gazetesi olan Handelsblatt’a verdiği demeçte, bu yıl sonu itibariyle Avrupa piyasasına girme stratejisini sonuca ulaştırmayı hedeflediğini açıkladı.
Handelsblatt gazetesi, yetkili yönetici Richard Liu'nun aktardıklarına göre, Çin'in ikinci büyük e-ticaret firması olan JD.com'un 2018 sonunda Almanya'da bir ofis açmak istediğini belirtti.
Liu açıklamasında "Sorunum artık sadece Alman ürünlerini Çin'de satmak değil bundan böyle Avrupa'da da satış yapmak istiyorum" dedi ve ekledi: "İşimiz sadece ayrıntıları ayarlamaya kaldı."
JD.com, yerleşik bulunduğu bölge olan Çin ve Güneydoğu Asya'nın ötesine taşarak ABD ve Avrupa piyasalarında anlamlı bir varlık oluşturmak için lojistik ve çevrim dışı perakendeciliğe yüklü yatırım yapmakta.
Handelsblatt'e göre, Avrupa piyasasına girmesine yardımcı olabilecek hisse alımı olasılıklarını da göz önünde bulunduran Liu, "İyi bir fırsat yakalarsak değerlendiririz" ifadelerini kullandı.
Çin ticaret devi JD.com'un Berlin'de bir Alman gazetesi olan Handelsblatt’a verdiği demeçte, bu yıl sonu itibariyle Avrupa piyasasına girme stratejisini sonuca ulaştırmayı hedeflediğini açıkladı.
Handelsblatt gazetesi, yetkili yönetici Richard Liu'nun aktardıklarına göre, Çin'in ikinci büyük e-ticaret firması olan JD.com'un 2018 sonunda Almanya'da bir ofis açmak istediğini belirtti.
Liu açıklamasında "Sorunum artık sadece Alman ürünlerini Çin'de satmak değil bundan böyle Avrupa'da da satış yapmak istiyorum" dedi ve ekledi: "İşimiz sadece ayrıntıları ayarlamaya kaldı."
JD.com, yerleşik bulunduğu bölge olan Çin ve Güneydoğu Asya'nın ötesine taşarak ABD ve Avrupa piyasalarında anlamlı bir varlık oluşturmak için lojistik ve çevrim dışı perakendeciliğe yüklü yatırım yapmakta.
Handelsblatt'e göre, Avrupa piyasasına girmesine yardımcı olabilecek hisse alımı olasılıklarını da göz önünde bulunduran Liu, "İyi bir fırsat yakalarsak değerlendiririz" ifadelerini kullandı.
7 Temmuz 2018 Cumartesi
'e-ihracatın ihracattaki payı yüzde 5'e çıkabilir'
B2CDirect Üst Yöneticisi İbili, "Ülkemizin toplam ihracatında yüzde 0,3'lük payı olan e-ihracatın 2023 yılında yüzde 5 seviyesine çıkabileceğini düşünüyoruz." dedi.
Uluslararası lojistik profesyonelleri tarafından e-ihracat çözümleri sunmak için kurulan B2CDirect'in üst yöneticisi (CEO) Yusuf İbili, AA muhabirinin e-ihracata ilişkin sorularını cevapladı.
B2CDirect'in 2016 yılında, İstanbul merkezli olarak operasyonlara başladığını belirterek, kısa süre içerisinde Türkiye’de onlarca online tedarikçi ve teknoloji sağlayıcısına e-ihracat çözüm ortağı olduklarını söyledi.
Toplamda 230’dan fazla ülkeye tüm e-ihracat süreçleri için anahtar teslim çözümler sunduklarını anlatan İbili, e-ihracat konusunda direkt ve tek kanaldan tüm ihtiyaçlara yönelik sürdürülebilir çözümler ürettiklerini kaydetti.
B2Cdirect'in, öncelikli olarak e-ihracat yapmak isteyen KOBİ ve bireysel müşterilerin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda çözümler ürettiğini anlatan İbili, şöyle konuştu:
"E-ihracat planlayan bütün işletmelere ihtiyaçlarına özgü çözümler sunuyoruz. Kargo gönderim portalımız GOB2C aracılığıyla tamamen bulut tabanlı, kolay kullanım ekranları olan, adres doğrulama özelliği, akıllı GTİP arama ekranı, gümrük vergisi hesaplaması ve kullandıkça öde yapısı gibi özellikleriyle, işletmeler için yurt dışı kargo gönderim ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyoruz.
Bunlara ek olarak kargo gönderilerinde fulfillment, kapıda ödeme, garantili gümrük, KDV iadesine yardımcı olmak gibi birçok ekstra hizmetlerimiz de mevcuttur. Bunun yanı sıra oluşturduğumuz küresel ticaret platformu TurkishB2C ile Türk tedarikçiler için dünya pazarında alternatif satış kanalı oluşturuyoruz. Diğer bir platformumuz olan ASEbutik ise Azerbaycan pazarında Türk tedarikçilerin ve firmaların müşteri kitlesinin artışında önemli katkı sağlamaktadır."
"Hizmetlerimizin temeli Türk firmalarının yurt dışına açılmasına destek olmak"
B2CDirect olarak firmalara sundukları bütün hizmetlerin temelinde Türk firmalarının yurt dışına açılmasına destek olma, bunu yaparken de Türkiye ekonomisine ihracat noktasında katkı sağlayacak ticari ilişkiler geliştirilmesini sağlama düşüncesinin yattığını kaydeden İbili, şunları kaydetti:
"KOBİ’ler B2CDirect aracılığıyla 2018'in ilk 5 ayında 15 milyon TL hacminde e-ihracat gerçekleştirmiştir. 5 ay içindeki verilere bakıldığında hacmin gelişmesinin hızlı olduğu ve her geçen ay artan bir ivme ile büyüdüğünü görmekteyiz. 2018 yılının ilk 5 ayında GOB2C platformu aracılığıyla e-ihracat yapan İhracatçılar Birliği üyesi KOBİ sayısı 100'ü geçti. Hedefimiz GOB2C platformu ile binlerce KOBİ ve bireysel müşteriye ulaşmak ve bu rakamı yıl sonuna kadar 300’e taşımaktır."
"E-ihracatla ilgili farkındalık giderek artmakta"
Yusuf İbili, Türkiye için e-ihracat konusunda deneyimli ve uzman bireyler yetişmesinin e-ihracat konusundaki en önemli ihtiyaçlardan biri olduğunu ifade ederek, B2CDirect'in, Türkiye'de e-ihracatın gelişmesi için e-ihracat ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen tüm firmalar ve bireyler için ücretsiz eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sağladığını söyledi.
İhracat ve ithalat arasındaki dengesizliğin oluşturduğu cari açığın kapanması için e-ihracatta gelişme sağlanmasının büyük önem taşıdığını hatırlatan İbili, B2CDirect'in verdiği hizmetlerle ihracat ile ithalat arasındaki açığın kapatılması konusunda Türkiye'ye katkı sağlayabileceğini kaydetti.
E-ihracatın aslında kargolama sürecinin çok ötesinde bir kavram olduğunu anlatan İbili, şöyle konuştu:
"Şirketlerin genel anlamda klasik ticaret geleneğinde büyüme hacmi yakalamak istemeleri ve e-ihracat hakkında endişe yaşamaları farkındalık sürecinin yavaş ilerlemesine neden oluyor. Bunlar daha çok satıcı ve alıcı arasındaki güven problemleri, ödeme yöntemleri, dil sorunu ve devlet teşviklerinin yetersiz olması gibi nedenlerden kaynaklanıyor.
Halbuki e-ihracatta, klasik ticarette yaşanan olumsuz süreçler ortadan kalkıyor ve istenilen büyüme çok daha başarılı hale geliyor. E-ihracatla ilgili tüm bu soru işaretlerinin giderilmesi ve önemli adımların atılması için gerçekleştirdiğimiz etkinlikler sayesinde bu farkındalık giderek artmaktadır. 2018 yılında düzenlediğimiz 4 farklı etkinlik ile e-ihracata ilgi duyan firmaların ve bireylerin farkındalığını artırmış bulunmaktayız.
Ayrıca, tabii ki temel işimizin bir parçası olarak bizimle çalışmak isteyen her firmaya e-ihracat konusunda bilgi birikimlerimizi aktarıyor ve onların bu süreçte sorunsuz bir şekilde ticaret yapmaları için elimizden geleni yapıyoruz."
"Şirketlerin her ülkenin kanunlarını tanıyan firmalarla hareket etmeleri gerek"
İbili, e-ihracatın gelişmesi için KOBİ'lerin büyük önem taşıdığını belirterek, KOBİ'lerin esnek, hızlı, yenilikçi ve kaliteli ürünleriyle dünyanın dört bir yanındaki pazarlarda pay sahibi olmak istediklerini hatırlattı.
E-ihracat yapmak isteyen her şirketin bunu yapabileceğini ifade eden İbili, şöyle konuştu:
"Şirketlerin e-ihracatı bilen, küresel kurallara hakim, her bir ülkenin kendi kanunlarını yakından tanıyan, kargo maliyetlerini en makul seviyeye taşıyabilen ve baştan sona tasarlanmış çözümler sunan tecrübeli firmalarla birlikte hareket etmeleri gerekmekte. Çünkü hızlı teslimat, müşteri memnuniyeti ve gereken durumlarda ürün iadesinin sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi en az gümrük süreçlerinin sorunsuz idare edilmesi kadar önem taşımaktadır.
Tüm bu süreçlerin sorunsuz gerçekleşmesi için GOB2C platformu üzerinden şirketler için e-ihracat gönderisi ya da bireysel gönderiler için kurye gönderisi seçeneklerini kullanabilir. Her iki gönderi tipi için de Acil & Premium Express, Sigortalı & Ekonomik Ekspress ve Süper Hesaplı & Bütçe Dostu paketlerle dilediğiniz hesaplı gönderiyi gerçekleştirebilirsiniz."
"Türkiye Cumhuriyetler e-ihracat özelinde önemli fırsatlar barındırıyor"
Gerçek anlamda e-ihracatın nasıl yapılması gerektiğinin bilinmemesi nedeniyle e-ihracatın toplam ihracat içerisindeki oranının düşük olduğunu savunan Yusuf İbili, sözlerini şöyle tamamladı:
"Özellikle yurt dışındaki müşteri devamlılığını sağlamak için atılması gereken adımların başta KOBİ’ler olmak üzere henüz Türkiye’deki şirketler tarafından da yeterince anlaşılamadığını düşünmekteyiz.
Dünyadaki toplam e-ihracat 3 trilyon ABD dolarının üzerinde. Türkiye’nin toplam ihracatı içinde e-ihracatın sahip olduğu orana baktığımızda bugün itibariyle yüzde 0,3 gibi bir seviyeden bahsedebiliyoruz, gelişmiş ülkelerde bu pay yüzde 10 gibi oranlara çıkabiliyor.
Bugün Türkiye en çok e-ihracatı ABD, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi ülkelere yapıyor. İnternet kullanımının hızla yükseldiği Orta Doğu ve Asya ülkeleri ile Türki Cumhuriyetler e-ihracat özelinde önemli fırsatlar barındırıyor. Bu potansiyelden yola çıkarak ülkemizin toplam ihracatında yüzde 0,3'lük payı olan e-ihracatın 2023 yılında yüzde 5 seviyesine çıkabileceğini düşünüyoruz.
B2CDirect bu büyümenin büyük kısmını yöneten ve yönlendiren, e-ihracatta öncü ve lider firma olarak en büyük katkıyı sağlayacaktır."
Uluslararası lojistik profesyonelleri tarafından e-ihracat çözümleri sunmak için kurulan B2CDirect'in üst yöneticisi (CEO) Yusuf İbili, AA muhabirinin e-ihracata ilişkin sorularını cevapladı.
B2CDirect'in 2016 yılında, İstanbul merkezli olarak operasyonlara başladığını belirterek, kısa süre içerisinde Türkiye’de onlarca online tedarikçi ve teknoloji sağlayıcısına e-ihracat çözüm ortağı olduklarını söyledi.
Toplamda 230’dan fazla ülkeye tüm e-ihracat süreçleri için anahtar teslim çözümler sunduklarını anlatan İbili, e-ihracat konusunda direkt ve tek kanaldan tüm ihtiyaçlara yönelik sürdürülebilir çözümler ürettiklerini kaydetti.
B2Cdirect'in, öncelikli olarak e-ihracat yapmak isteyen KOBİ ve bireysel müşterilerin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda çözümler ürettiğini anlatan İbili, şöyle konuştu:
"E-ihracat planlayan bütün işletmelere ihtiyaçlarına özgü çözümler sunuyoruz. Kargo gönderim portalımız GOB2C aracılığıyla tamamen bulut tabanlı, kolay kullanım ekranları olan, adres doğrulama özelliği, akıllı GTİP arama ekranı, gümrük vergisi hesaplaması ve kullandıkça öde yapısı gibi özellikleriyle, işletmeler için yurt dışı kargo gönderim ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyoruz.
Bunlara ek olarak kargo gönderilerinde fulfillment, kapıda ödeme, garantili gümrük, KDV iadesine yardımcı olmak gibi birçok ekstra hizmetlerimiz de mevcuttur. Bunun yanı sıra oluşturduğumuz küresel ticaret platformu TurkishB2C ile Türk tedarikçiler için dünya pazarında alternatif satış kanalı oluşturuyoruz. Diğer bir platformumuz olan ASEbutik ise Azerbaycan pazarında Türk tedarikçilerin ve firmaların müşteri kitlesinin artışında önemli katkı sağlamaktadır."
"Hizmetlerimizin temeli Türk firmalarının yurt dışına açılmasına destek olmak"
B2CDirect olarak firmalara sundukları bütün hizmetlerin temelinde Türk firmalarının yurt dışına açılmasına destek olma, bunu yaparken de Türkiye ekonomisine ihracat noktasında katkı sağlayacak ticari ilişkiler geliştirilmesini sağlama düşüncesinin yattığını kaydeden İbili, şunları kaydetti:
"KOBİ’ler B2CDirect aracılığıyla 2018'in ilk 5 ayında 15 milyon TL hacminde e-ihracat gerçekleştirmiştir. 5 ay içindeki verilere bakıldığında hacmin gelişmesinin hızlı olduğu ve her geçen ay artan bir ivme ile büyüdüğünü görmekteyiz. 2018 yılının ilk 5 ayında GOB2C platformu aracılığıyla e-ihracat yapan İhracatçılar Birliği üyesi KOBİ sayısı 100'ü geçti. Hedefimiz GOB2C platformu ile binlerce KOBİ ve bireysel müşteriye ulaşmak ve bu rakamı yıl sonuna kadar 300’e taşımaktır."
"E-ihracatla ilgili farkındalık giderek artmakta"
Yusuf İbili, Türkiye için e-ihracat konusunda deneyimli ve uzman bireyler yetişmesinin e-ihracat konusundaki en önemli ihtiyaçlardan biri olduğunu ifade ederek, B2CDirect'in, Türkiye'de e-ihracatın gelişmesi için e-ihracat ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen tüm firmalar ve bireyler için ücretsiz eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sağladığını söyledi.
İhracat ve ithalat arasındaki dengesizliğin oluşturduğu cari açığın kapanması için e-ihracatta gelişme sağlanmasının büyük önem taşıdığını hatırlatan İbili, B2CDirect'in verdiği hizmetlerle ihracat ile ithalat arasındaki açığın kapatılması konusunda Türkiye'ye katkı sağlayabileceğini kaydetti.
E-ihracatın aslında kargolama sürecinin çok ötesinde bir kavram olduğunu anlatan İbili, şöyle konuştu:
"Şirketlerin genel anlamda klasik ticaret geleneğinde büyüme hacmi yakalamak istemeleri ve e-ihracat hakkında endişe yaşamaları farkındalık sürecinin yavaş ilerlemesine neden oluyor. Bunlar daha çok satıcı ve alıcı arasındaki güven problemleri, ödeme yöntemleri, dil sorunu ve devlet teşviklerinin yetersiz olması gibi nedenlerden kaynaklanıyor.
Halbuki e-ihracatta, klasik ticarette yaşanan olumsuz süreçler ortadan kalkıyor ve istenilen büyüme çok daha başarılı hale geliyor. E-ihracatla ilgili tüm bu soru işaretlerinin giderilmesi ve önemli adımların atılması için gerçekleştirdiğimiz etkinlikler sayesinde bu farkındalık giderek artmaktadır. 2018 yılında düzenlediğimiz 4 farklı etkinlik ile e-ihracata ilgi duyan firmaların ve bireylerin farkındalığını artırmış bulunmaktayız.
Ayrıca, tabii ki temel işimizin bir parçası olarak bizimle çalışmak isteyen her firmaya e-ihracat konusunda bilgi birikimlerimizi aktarıyor ve onların bu süreçte sorunsuz bir şekilde ticaret yapmaları için elimizden geleni yapıyoruz."
"Şirketlerin her ülkenin kanunlarını tanıyan firmalarla hareket etmeleri gerek"
İbili, e-ihracatın gelişmesi için KOBİ'lerin büyük önem taşıdığını belirterek, KOBİ'lerin esnek, hızlı, yenilikçi ve kaliteli ürünleriyle dünyanın dört bir yanındaki pazarlarda pay sahibi olmak istediklerini hatırlattı.
E-ihracat yapmak isteyen her şirketin bunu yapabileceğini ifade eden İbili, şöyle konuştu:
"Şirketlerin e-ihracatı bilen, küresel kurallara hakim, her bir ülkenin kendi kanunlarını yakından tanıyan, kargo maliyetlerini en makul seviyeye taşıyabilen ve baştan sona tasarlanmış çözümler sunan tecrübeli firmalarla birlikte hareket etmeleri gerekmekte. Çünkü hızlı teslimat, müşteri memnuniyeti ve gereken durumlarda ürün iadesinin sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi en az gümrük süreçlerinin sorunsuz idare edilmesi kadar önem taşımaktadır.
Tüm bu süreçlerin sorunsuz gerçekleşmesi için GOB2C platformu üzerinden şirketler için e-ihracat gönderisi ya da bireysel gönderiler için kurye gönderisi seçeneklerini kullanabilir. Her iki gönderi tipi için de Acil & Premium Express, Sigortalı & Ekonomik Ekspress ve Süper Hesaplı & Bütçe Dostu paketlerle dilediğiniz hesaplı gönderiyi gerçekleştirebilirsiniz."
"Türkiye Cumhuriyetler e-ihracat özelinde önemli fırsatlar barındırıyor"
Gerçek anlamda e-ihracatın nasıl yapılması gerektiğinin bilinmemesi nedeniyle e-ihracatın toplam ihracat içerisindeki oranının düşük olduğunu savunan Yusuf İbili, sözlerini şöyle tamamladı:
"Özellikle yurt dışındaki müşteri devamlılığını sağlamak için atılması gereken adımların başta KOBİ’ler olmak üzere henüz Türkiye’deki şirketler tarafından da yeterince anlaşılamadığını düşünmekteyiz.
Dünyadaki toplam e-ihracat 3 trilyon ABD dolarının üzerinde. Türkiye’nin toplam ihracatı içinde e-ihracatın sahip olduğu orana baktığımızda bugün itibariyle yüzde 0,3 gibi bir seviyeden bahsedebiliyoruz, gelişmiş ülkelerde bu pay yüzde 10 gibi oranlara çıkabiliyor.
Bugün Türkiye en çok e-ihracatı ABD, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi ülkelere yapıyor. İnternet kullanımının hızla yükseldiği Orta Doğu ve Asya ülkeleri ile Türki Cumhuriyetler e-ihracat özelinde önemli fırsatlar barındırıyor. Bu potansiyelden yola çıkarak ülkemizin toplam ihracatında yüzde 0,3'lük payı olan e-ihracatın 2023 yılında yüzde 5 seviyesine çıkabileceğini düşünüyoruz.
B2CDirect bu büyümenin büyük kısmını yöneten ve yönlendiren, e-ihracatta öncü ve lider firma olarak en büyük katkıyı sağlayacaktır."
e-Ticarette dükkanlar kapanıyor! Pazar büyüyor
2014’ten 2018’e online alışveriş yapılan sitelerin sayısı bin 263’den 799’a gerilerken, pazarın büyüklüğü 14 milyar TL’den 42,2 milyar TL’ye çıktı
Türkiye’de faaliyet gösteren e-ticaret sitelerinin sayısı son 4 yıldır sürekli düşerken, pazardaki rekor büyüme dikkat çekiyor.
Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) aylık en az 15 bin ziyaretçisi olan e-ticaret sitelerini baz alarak 2014 ve 2018’de hazırladığı raporların karşılaştırılması, sektördeki büyümenin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Her iki raporun kıyaslanması sonucu dikkat çeken ana başlıklar şöyle:
-Alışveriş sitesi sayısı 464 azaldı
Türkiye’de online alışveriş sitesi sayısı son 4 yıldır sürekli azalıyor. Site sayısı 2014 başında bin 263 iken 2018 başında bu sayı 799’a düştü. Son 4 yılda hem internetten hem de fiziksel mağazalardan satış yapan firmalara ait sitelerin sayısı 403’den 358’e, tatil-seyahat sitelerinin sayısı 234’den 102’ye, sadece online satış yapan mağazaların sayısı ise 620’den 333’e geriledi. 6 olan yasal bahis sitesi sayısı ise değişmedi.
-Büyüme ortalaması yüzde 32
Site sayısı azalmasına karşın, pazarın büyüklüğü son 4 yılda 14 milyar TL’den 42,2 milyar TL’ye çıktı. Bu sonuçlarla Türkiye e-ticaret pazarındaki yıllık büyüme ortalaması yüzde 32 oldu.
–En çok para tatil ve seyahate gitti
2014’te 234 online tatil ve seyahat sitesinin olduğu pazarda, bu sayı 2018 başında 102’ye geriledi. Site sayısı 4 yılda yüzde 57 düşmesine karşın online tatil ve seyahat pazarının büyüklüğü 5,1 milyar TL’den yüzde 190 artarak 14,8 milyar TL’ye ulaştı. Online tatil ve seyahatin e-ticaret pazarındaki payı yüzde 35 oldu.
–4,4 milyar TL’lik online bahis oynandı
Türkiye’de e-ticaret pazarı kapsamında değerlendirilen ve sayısı 6 olan online yasal bahis sitelerinin toplam büyüklüğü, 4 yılda yüzde 175 artışla 1,6 milyar TL’den 4,4 milyar TL’ye ulaştı.
–Online işlemlerin payı yüzde 4,1
500’e yakın sanal mağazayı tek çatı altında toplayan Türkiyenin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, 2014 yılı başında yüzde 1.6 olan online alışverişin toplam perakende sektöründeki payının 2018 başında yüzde 4,1’e çıktığını belirtti. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 4,8 olan bu oranın, gelişmiş ülkelerde yüzde 9,8 olduğunun altını çizen Kayral, şunları söyledi:
“Türkiye’deki bir başka sorun sanal alışverişlerin avantajlarının tam olarak kullanılmamasıdır. E-ticaretin toplam perakende içindeki payının yüzde 15,7 olduğu İngiltere’de online alışverişlerin büyük çoğunluğu Avantajix.com muadili para iadeli alışveriş siteleri aracılığı ile yapılmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse, İngiliz sitesi Quidco.com’un 5 milyon üyesi bulunuyor. Bu site üzerinden 800 milyon poundluk alışveriş yapılıyor ve bu site her yıl üyelerine 50 milyon pound dağıtıyor.”
Para iadeli alışveriş sitelerinin avantajlarına da değinen Kayral, “Müşteri, online mağazaya direkt girmek yerine para iadeli alışveriş sitesi üzerinden girerse, bizler komisyon alıyoruz ve bu komisyonunu müşteriye aktarıyoruz. Alışverişler benzersiz şekilde ucuza gelebiliyor. Para iadeli alışveriş siteleri kullanılmadan yapılan online alışveriş nedeniyle geçen yıl müşterinin cebine girmesi gereken yaklaşık 600-700 milyon TL, e-ticaret sitelerinin kasasında kaldı. Aslında bu para e-ticaret sitelerinin dağıtmaya hazır olduğu promosyon tutarıydı. Ama bu parayı sadece para iadeli alışveriş sitesinden geçenler kullanabildi ” diye konuştu.
Türkiye’de faaliyet gösteren e-ticaret sitelerinin sayısı son 4 yıldır sürekli düşerken, pazardaki rekor büyüme dikkat çekiyor.
Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) aylık en az 15 bin ziyaretçisi olan e-ticaret sitelerini baz alarak 2014 ve 2018’de hazırladığı raporların karşılaştırılması, sektördeki büyümenin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Her iki raporun kıyaslanması sonucu dikkat çeken ana başlıklar şöyle:
-Alışveriş sitesi sayısı 464 azaldı
Türkiye’de online alışveriş sitesi sayısı son 4 yıldır sürekli azalıyor. Site sayısı 2014 başında bin 263 iken 2018 başında bu sayı 799’a düştü. Son 4 yılda hem internetten hem de fiziksel mağazalardan satış yapan firmalara ait sitelerin sayısı 403’den 358’e, tatil-seyahat sitelerinin sayısı 234’den 102’ye, sadece online satış yapan mağazaların sayısı ise 620’den 333’e geriledi. 6 olan yasal bahis sitesi sayısı ise değişmedi.
-Büyüme ortalaması yüzde 32
Site sayısı azalmasına karşın, pazarın büyüklüğü son 4 yılda 14 milyar TL’den 42,2 milyar TL’ye çıktı. Bu sonuçlarla Türkiye e-ticaret pazarındaki yıllık büyüme ortalaması yüzde 32 oldu.
–En çok para tatil ve seyahate gitti
2014’te 234 online tatil ve seyahat sitesinin olduğu pazarda, bu sayı 2018 başında 102’ye geriledi. Site sayısı 4 yılda yüzde 57 düşmesine karşın online tatil ve seyahat pazarının büyüklüğü 5,1 milyar TL’den yüzde 190 artarak 14,8 milyar TL’ye ulaştı. Online tatil ve seyahatin e-ticaret pazarındaki payı yüzde 35 oldu.
–4,4 milyar TL’lik online bahis oynandı
Türkiye’de e-ticaret pazarı kapsamında değerlendirilen ve sayısı 6 olan online yasal bahis sitelerinin toplam büyüklüğü, 4 yılda yüzde 175 artışla 1,6 milyar TL’den 4,4 milyar TL’ye ulaştı.
–Online işlemlerin payı yüzde 4,1
500’e yakın sanal mağazayı tek çatı altında toplayan Türkiyenin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, 2014 yılı başında yüzde 1.6 olan online alışverişin toplam perakende sektöründeki payının 2018 başında yüzde 4,1’e çıktığını belirtti. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 4,8 olan bu oranın, gelişmiş ülkelerde yüzde 9,8 olduğunun altını çizen Kayral, şunları söyledi:
“Türkiye’deki bir başka sorun sanal alışverişlerin avantajlarının tam olarak kullanılmamasıdır. E-ticaretin toplam perakende içindeki payının yüzde 15,7 olduğu İngiltere’de online alışverişlerin büyük çoğunluğu Avantajix.com muadili para iadeli alışveriş siteleri aracılığı ile yapılmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse, İngiliz sitesi Quidco.com’un 5 milyon üyesi bulunuyor. Bu site üzerinden 800 milyon poundluk alışveriş yapılıyor ve bu site her yıl üyelerine 50 milyon pound dağıtıyor.”
Para iadeli alışveriş sitelerinin avantajlarına da değinen Kayral, “Müşteri, online mağazaya direkt girmek yerine para iadeli alışveriş sitesi üzerinden girerse, bizler komisyon alıyoruz ve bu komisyonunu müşteriye aktarıyoruz. Alışverişler benzersiz şekilde ucuza gelebiliyor. Para iadeli alışveriş siteleri kullanılmadan yapılan online alışveriş nedeniyle geçen yıl müşterinin cebine girmesi gereken yaklaşık 600-700 milyon TL, e-ticaret sitelerinin kasasında kaldı. Aslında bu para e-ticaret sitelerinin dağıtmaya hazır olduğu promosyon tutarıydı. Ama bu parayı sadece para iadeli alışveriş sitesinden geçenler kullanabildi ” diye konuştu.
Alışveriş sitelerine 'güven damgası' geliyor
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nce (TOBB), e-ticaret sitelerine 'güven damgası' verilecek. Kredi kartlarında güven problemini ortadan kaldıracak güven damgası için önümüzdeki 1 ay içinde başvuruların alınması bekleniyor
KAYSO Başkanı Büyüksimitci, internet üzerinden alışveriş yapanların, kredi kartları ve sitelerle ilgili güvensizliğinin olduğunu söyledi. Büyüksimitci, e-ticaret sitelerine 'güven damgası' verileceğini belirterek, "En önemli sorunların başında güven eksikliği geliyor. Bunun için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'mızla e-ticaret sitelerine güven damgası verilmesi konusunda yaptığımız çalışmanın sonucu tebliğ olarak yayınlandı. Önümüzdeki günlerde, 1 aya kadar bakanlığımızdan aldığımız yetkiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak güven damgası vermeye başlayacağız'' diye konuştu.
'GÜVEN PROBLEMİ OLDUĞU TESPİT EDİLDİ'
'Güven damgası' olan sitelerle dünyada ve Türkiye'de e-ticaret sektörünün çok daha hızlı büyüyeceğini kaydeden Büyüksimitci, "TÜİK verilerine bakıldığında tüketicilerin yüzde 45'inin gizlilik ve güvenlik kaygıları sebebiyle internetten alışveriş yapmadıkları görüldü. Bu nedenle bakanlığın 'Elektronik Ticarette Güven Damgası Hakkında Tebliğ' 6 Haziran 2017de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan istatistiklere göre internetten alışveriş dünyanın yaklaşık yarısı 3'te 1'i civarında. Yani toplam ticaret oranı dünyada yüzde 8-9 iken Türkiye'de yüzde 3,5. Niçin daha az alışveriş yapılıyor, araştırmasında özellikle güven problemi olduğu, özellikle kredi kartlarında güven problemi olduğu tespit edildi" dedi.
'1 AY İÇİNDE BAŞVURULAR ALINIR'
'Güven damgası'nın nasıl alınacağını anlatan KAYSO Başkanı Büyüksimitci, şunları söyledi:
"Şu an isteyen, direkt satış yapan, kendi ürününü satan veya portal hizmeti olarak ürün satmayıp, buna aracılık eden tüm e-ticaret siteleri TOBB'a başvurup, bu güven damgasını alabilecekler. Doğruluğunu tespit edebilmek için güven damgasının üzerine tıklandığında ilgili siteye bağlanacak. 'Güvenlidir' ibaresini gördükten sonra gönül rahatlığıyla kullanacak. Tabi ki güven damgası alabilmenin belli şartları var. Özellikle ciddi güvenirlik testleri var. Özellikle dışarıdan gelen internet korsanlarının ataklarına karşı bu sitelerin güvenilir olduğunu ispat etmesi ve bu önlemleri aldığını belgelemiş olması gerekiyor. Bu anlamda güven damgası olan internet sitelerinde gönül rahatlığıyla alışveriş yapılabilecek. Bununla da aşağı yukarı 2 katı civarında internetten alışverişin geliştirileceği planlanıyor. Başvurular yakın zamanda alınacak. Ondan sonra da verilmeye başlanacak. Yani önümüzdeki 1 ay içinde başvurular alınır, diye düşünüyorum. E-ticaretin hızlanması aslına bakarsanız bir tarafta sadece yurt içi pazarın ve ekonominin canlanması değil, aynı zamanda yurtdışına satışı da kolaylaştırır. Biliyorsunuz Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'mız geçtiğimiz yıl ciddi düzenlemeler yaptı. E-ticarette en önemli şey, müşteriye koşulsuz memnuniyet desteği vermesidir. Bu anlamda iade ürünlerin olması meselesi vardı. Bununla ilgili gümrükte gerekli düzenlemeler yapıldı. E-ticaret üzerinden yapılan satışlarda müşterinin memnun olmaması halinde bunların tekrar ithalatının kolaylaştırılması işi de yapıldı. Dolayısıyla şu anda bütün yönleriyle e-ticaretin ben hem iç ticaretimizi hem de dış ticaretimizi geliştireceğini düşünüyorum."
GÜVEN DAMGASI NEDİR?
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 'Elektronik Ticarette Güven Damgası Hakkında Tebliğ' Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğe girdi. E-ticarette 'güven damgası' yeni çıkmış olsa da henüz sağlayıcısı bulunmuyor. 'Güven damgası' uygulamasının amacı, tüketicilerin haklarını koruyup, internet üzerinden daha rahat ve güvenilir alışveriş yapmalarını sağlamak olacak. 'Güven damgası', yasa gereğince uygulanacak asgari güvenlik ve hizmet standartlarını sağlayan e-ticaret firmalarına ve hizmet sağlayıcılarına verilecek sembole deniliyor. E-ticaret sitelerinin ana sayfalarında bulunacak bu sembol, o sitede belli başlı güvenlik tedbirlerinin alınmış, güvenilir site olduğunun kullanıcılara gösterilmesi için kullanılacak. 'Güven damgasının sitesine ilgili sitenin doğrulama bağlantısı eklenerek, o sitenin gerçekten bu damgaya sahip olup olmadığı da kontrol edilebilecek. E-ticaret firmalarınca 'güven damgası' alınabilmesi için verilen hizmetle ilgili yerine getirilmesi gerekenler şöyle:
"Güven Damgası başvurusunda en fazla 3 ay önce ve her sene içerisinde en az 1 defa sızma testi yaptırılacak. Kişisel veri ve ödeme bilgileri içersin tüm işlemlerin SSL ile gerçekleştirilecek. E-ticaret üzerinden satışı yasak olan veya bir şarta bağlanan ürünlere ilişkin düzenleme ve idari kararlara uygun tasarlamaya riayet edilecek. E-ticarette ilgili ürünün içeriği, stok bilgisi, malzemeleri ve ölçü bilgilerinin yanı sıra teknik özellikleri, garanti ve kullanım koşullarına da yer verilecek. Ayrıca, ilgili ürünün kimler tarafından kullanılabileceği ve teknik bir desteğe ihtiyaç duyulduğunda kimler tarafından bu desteğin sağlanacağının da belirtilecek. Ürünlerin gerçek boyutlarının anlaşılmasını sağlayan görsellerin kullanılması, kargo ve teslim sürelerinin bilgilendirmelerinin yapılması sağlanacak. Sunulan hizmetin kim tarafından sağlandığının gösterilmesini, kapsamı ve süresi ile ilgili bilgiler sunulacak. Tüketicinin aldığı ürün / ürünler ile ilgili şikâyet ve taleplerini iletebilmesi için site üzerinden iletişim bilgilerinden telefon aracılığı ile ulaşabileceği müşteri hizmetleri olacak."
BAŞVURU NASIL YAPILACAK?
'Güven damgası' almak isteyen e-ticaret firmalarının sahipleri, başvurularını GDS'ye (Güven Damgası Sağlayıcıları) yapacak. GDS tarafından tebliğde belirtilen şartların uygunluğu kontrol edilecek. Sitedeki eksik maddeler tespit edilirse ek süre verilecek. 30 gün içinde yapılması gereken başvuru olumlu sonuçlanırsa e-ticaret sitesinin ana sayfasında ve iç sayfalarında kullanılmak üzer GDS sitesi ile bağlantılı sembol yerleştirilecek. Bu bağlantıya tıklanıldığında e-ticaret sitesi ile ilgili bilgilerin olduğu sayfa açılacak.
KAYSO Başkanı Büyüksimitci, internet üzerinden alışveriş yapanların, kredi kartları ve sitelerle ilgili güvensizliğinin olduğunu söyledi. Büyüksimitci, e-ticaret sitelerine 'güven damgası' verileceğini belirterek, "En önemli sorunların başında güven eksikliği geliyor. Bunun için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'mızla e-ticaret sitelerine güven damgası verilmesi konusunda yaptığımız çalışmanın sonucu tebliğ olarak yayınlandı. Önümüzdeki günlerde, 1 aya kadar bakanlığımızdan aldığımız yetkiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak güven damgası vermeye başlayacağız'' diye konuştu.
'GÜVEN PROBLEMİ OLDUĞU TESPİT EDİLDİ'
'Güven damgası' olan sitelerle dünyada ve Türkiye'de e-ticaret sektörünün çok daha hızlı büyüyeceğini kaydeden Büyüksimitci, "TÜİK verilerine bakıldığında tüketicilerin yüzde 45'inin gizlilik ve güvenlik kaygıları sebebiyle internetten alışveriş yapmadıkları görüldü. Bu nedenle bakanlığın 'Elektronik Ticarette Güven Damgası Hakkında Tebliğ' 6 Haziran 2017de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan istatistiklere göre internetten alışveriş dünyanın yaklaşık yarısı 3'te 1'i civarında. Yani toplam ticaret oranı dünyada yüzde 8-9 iken Türkiye'de yüzde 3,5. Niçin daha az alışveriş yapılıyor, araştırmasında özellikle güven problemi olduğu, özellikle kredi kartlarında güven problemi olduğu tespit edildi" dedi.
'1 AY İÇİNDE BAŞVURULAR ALINIR'
'Güven damgası'nın nasıl alınacağını anlatan KAYSO Başkanı Büyüksimitci, şunları söyledi:
"Şu an isteyen, direkt satış yapan, kendi ürününü satan veya portal hizmeti olarak ürün satmayıp, buna aracılık eden tüm e-ticaret siteleri TOBB'a başvurup, bu güven damgasını alabilecekler. Doğruluğunu tespit edebilmek için güven damgasının üzerine tıklandığında ilgili siteye bağlanacak. 'Güvenlidir' ibaresini gördükten sonra gönül rahatlığıyla kullanacak. Tabi ki güven damgası alabilmenin belli şartları var. Özellikle ciddi güvenirlik testleri var. Özellikle dışarıdan gelen internet korsanlarının ataklarına karşı bu sitelerin güvenilir olduğunu ispat etmesi ve bu önlemleri aldığını belgelemiş olması gerekiyor. Bu anlamda güven damgası olan internet sitelerinde gönül rahatlığıyla alışveriş yapılabilecek. Bununla da aşağı yukarı 2 katı civarında internetten alışverişin geliştirileceği planlanıyor. Başvurular yakın zamanda alınacak. Ondan sonra da verilmeye başlanacak. Yani önümüzdeki 1 ay içinde başvurular alınır, diye düşünüyorum. E-ticaretin hızlanması aslına bakarsanız bir tarafta sadece yurt içi pazarın ve ekonominin canlanması değil, aynı zamanda yurtdışına satışı da kolaylaştırır. Biliyorsunuz Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'mız geçtiğimiz yıl ciddi düzenlemeler yaptı. E-ticarette en önemli şey, müşteriye koşulsuz memnuniyet desteği vermesidir. Bu anlamda iade ürünlerin olması meselesi vardı. Bununla ilgili gümrükte gerekli düzenlemeler yapıldı. E-ticaret üzerinden yapılan satışlarda müşterinin memnun olmaması halinde bunların tekrar ithalatının kolaylaştırılması işi de yapıldı. Dolayısıyla şu anda bütün yönleriyle e-ticaretin ben hem iç ticaretimizi hem de dış ticaretimizi geliştireceğini düşünüyorum."
GÜVEN DAMGASI NEDİR?
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 'Elektronik Ticarette Güven Damgası Hakkında Tebliğ' Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğe girdi. E-ticarette 'güven damgası' yeni çıkmış olsa da henüz sağlayıcısı bulunmuyor. 'Güven damgası' uygulamasının amacı, tüketicilerin haklarını koruyup, internet üzerinden daha rahat ve güvenilir alışveriş yapmalarını sağlamak olacak. 'Güven damgası', yasa gereğince uygulanacak asgari güvenlik ve hizmet standartlarını sağlayan e-ticaret firmalarına ve hizmet sağlayıcılarına verilecek sembole deniliyor. E-ticaret sitelerinin ana sayfalarında bulunacak bu sembol, o sitede belli başlı güvenlik tedbirlerinin alınmış, güvenilir site olduğunun kullanıcılara gösterilmesi için kullanılacak. 'Güven damgasının sitesine ilgili sitenin doğrulama bağlantısı eklenerek, o sitenin gerçekten bu damgaya sahip olup olmadığı da kontrol edilebilecek. E-ticaret firmalarınca 'güven damgası' alınabilmesi için verilen hizmetle ilgili yerine getirilmesi gerekenler şöyle:
"Güven Damgası başvurusunda en fazla 3 ay önce ve her sene içerisinde en az 1 defa sızma testi yaptırılacak. Kişisel veri ve ödeme bilgileri içersin tüm işlemlerin SSL ile gerçekleştirilecek. E-ticaret üzerinden satışı yasak olan veya bir şarta bağlanan ürünlere ilişkin düzenleme ve idari kararlara uygun tasarlamaya riayet edilecek. E-ticarette ilgili ürünün içeriği, stok bilgisi, malzemeleri ve ölçü bilgilerinin yanı sıra teknik özellikleri, garanti ve kullanım koşullarına da yer verilecek. Ayrıca, ilgili ürünün kimler tarafından kullanılabileceği ve teknik bir desteğe ihtiyaç duyulduğunda kimler tarafından bu desteğin sağlanacağının da belirtilecek. Ürünlerin gerçek boyutlarının anlaşılmasını sağlayan görsellerin kullanılması, kargo ve teslim sürelerinin bilgilendirmelerinin yapılması sağlanacak. Sunulan hizmetin kim tarafından sağlandığının gösterilmesini, kapsamı ve süresi ile ilgili bilgiler sunulacak. Tüketicinin aldığı ürün / ürünler ile ilgili şikâyet ve taleplerini iletebilmesi için site üzerinden iletişim bilgilerinden telefon aracılığı ile ulaşabileceği müşteri hizmetleri olacak."
BAŞVURU NASIL YAPILACAK?
'Güven damgası' almak isteyen e-ticaret firmalarının sahipleri, başvurularını GDS'ye (Güven Damgası Sağlayıcıları) yapacak. GDS tarafından tebliğde belirtilen şartların uygunluğu kontrol edilecek. Sitedeki eksik maddeler tespit edilirse ek süre verilecek. 30 gün içinde yapılması gereken başvuru olumlu sonuçlanırsa e-ticaret sitesinin ana sayfasında ve iç sayfalarında kullanılmak üzer GDS sitesi ile bağlantılı sembol yerleştirilecek. Bu bağlantıya tıklanıldığında e-ticaret sitesi ile ilgili bilgilerin olduğu sayfa açılacak.
1 Temmuz 2018 Pazar
Trendyol yoluna Tmall modelinde mi devam edecek?
Alibaba‘nın bir yılı aşkın süredir Türkiye’de e-ticaret dikeyinde bir yatırım yapacağı kulağımıza geliyordu. Hatta bu bağlamda Hepsiburada ile ilgilendiği de yine konuşulanlar arasındaydı. Alibaba’nın ülkemizin önemli e-ticaret platformlarından olan Trendyol‘a yatırım yapması ile durum açıklığa kavuştu.
Şimdi ise önemli bir yatırıma imza atan Alibaba’nın Trendyol hisselerinin yüzde 75’ine yakınını satın almasıyla Trendyol’un sonraki adımının ne olacağı konusu oldukça önemli.
Bildiğiniz gibi özel alışveriş siteleri sadece ülkemizde değil yurt dışında da düşüş eğiliminde olan bir iş modeliydi. Özel alışveriş sitelerinin en önemlilerinden Gilt Group, bir zamanlar 1 milyar dolar değerlemeye ulaşmasına rağmen 2016’da 250 milyon dolara satıldı. Fransız özel alışveriş devi Vente Privee ise 2014 yılı sonunda ABD pazarından çekildi. Türkiye’de ise bugüne kadar kapanan özel alışveriş sitelerine karşılık Trendyol ürün gamını ve servislerini genişleterek, yoluna büyüme ile devam etti. 2016’yı yüzde 80 büyümeyle kapatarak 1 milyar TL ciroya ulaştığını açıkladı.
Bu hacme sahip bir e-ticaret sitesinin Alibaba’nın stratejik yatırımı ile birlikte sonraki adımı ne olacak? Trendyol’un uzun zamandır pazar yerine döneceği söylentileri ile olayı değerlendirince Tmall‘a dönüşmesi önemli bir ihtimal olarak karşımıza çıkıyor. Kısaca bahsedelim Tmall, Alibaba’nın moda odağındaki e-ticaret sitesi. Moda dikeyinde platform olan Tmall’da Zara’nın çatı şirketi Inditex 2014’te, GAP 2015’te H&M’se bu yılın başında yerini almıştı.
Amazon’a karşılık kendini perakende değil platform olarak konumlandıran Tmall, Çin’de en çok ziyaret edilen 4. web sitesi, dünyada ise 13. web sitesi. Burberry, Tod’s gibi lüks markaları da platformuna dahil eden Tmall, Alibaba’nın bu yılki büyümesinin katalizörü olarak görülüyor.
Tmall markalara ne vadediyor?
Tmall’un platform olarak markalara sunduğu modelse oldukça dikkat çekici. Markalar yıllık bir ücret karşılığında platformda yer alabiliyor, eğer hedeflenen satış hacmine ulaşırsa bu bedel iade ediliyor. Bunun haricinde markaların satış başına, müşteri sadakat programı ücreti ve teknoloji servis ücreti bulunuyor. Örneğin moda sektöründe Türkiye’deki pazar yerleri satış başına yüzde 10 ile 30 arasında komisyon alırken Tmall’daki maliyetler aşağıdaki göreceğiniz gibi hedefini tutturan bir mağaza için yüzde 5 ile sınırlı. Bir de müşteri sadakat programı için satış başına yüzde 0.5 komisyon alındığını da belirtelim.
Satış haricinde teknoloji desteği
Markalara platform olarak hizmet veren Tmall’un Masserati ile yaptığı işbirliği örneği de önemli. Masserati Çin’deki iki distribütörünü Tmall’a dahil ederek 18 saniyede 100 Masserati Levante satmayı başardı. Satış hacminin ötesinde Tmall lüks markaya sadece online mağaza konusunda değil, mobil oyun üretiminden müşteri tanıma teknolojilerine kadar geniş kapsamda destek veriyor. İş birliği konusunda detaylı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.
Türkiye ile Çin pazaranın oldukça farklı iki pazar olması sebebiyle Alibaba yatırımı sonrası Trendyol daha da farklı konumlanabilir, henüz bunu bilmiyoruz. Ama Trendyol’un son iletişiminde kendini platform olarak konumlaması, uzun zamandır pazar yeri hazırlığı yapması ile Alibaba’nın büyümesinde Tmall etkisinin olması ve kendi içinde Tmall’un geleceğine inanması ile Trendyol’un Tmall’a dönüşmesi hiç de uzak gelmiyor. Henüz çok yeni bir yatırım olmasına karşılık ilerleyen süreçte Trendyol’da hangi yatırımların olacağını birlikte göreceğiz.
Amazon’un bu yıl içerisinde ülkemiz pazarına girerek hareketlendireceği e-ticaret dünyası Alibaba’nın Trendyol yatırımı ile birlikte 2019’da dikkat çeken rekabete gebe görünüyor.
Alıntı:
https://webrazzi.com/2018/06/29/trendyol-yoluna-tmall-olarak-mi-devam-edecek/
Şimdi ise önemli bir yatırıma imza atan Alibaba’nın Trendyol hisselerinin yüzde 75’ine yakınını satın almasıyla Trendyol’un sonraki adımının ne olacağı konusu oldukça önemli.
Bildiğiniz gibi özel alışveriş siteleri sadece ülkemizde değil yurt dışında da düşüş eğiliminde olan bir iş modeliydi. Özel alışveriş sitelerinin en önemlilerinden Gilt Group, bir zamanlar 1 milyar dolar değerlemeye ulaşmasına rağmen 2016’da 250 milyon dolara satıldı. Fransız özel alışveriş devi Vente Privee ise 2014 yılı sonunda ABD pazarından çekildi. Türkiye’de ise bugüne kadar kapanan özel alışveriş sitelerine karşılık Trendyol ürün gamını ve servislerini genişleterek, yoluna büyüme ile devam etti. 2016’yı yüzde 80 büyümeyle kapatarak 1 milyar TL ciroya ulaştığını açıkladı.
Bu hacme sahip bir e-ticaret sitesinin Alibaba’nın stratejik yatırımı ile birlikte sonraki adımı ne olacak? Trendyol’un uzun zamandır pazar yerine döneceği söylentileri ile olayı değerlendirince Tmall‘a dönüşmesi önemli bir ihtimal olarak karşımıza çıkıyor. Kısaca bahsedelim Tmall, Alibaba’nın moda odağındaki e-ticaret sitesi. Moda dikeyinde platform olan Tmall’da Zara’nın çatı şirketi Inditex 2014’te, GAP 2015’te H&M’se bu yılın başında yerini almıştı.
Amazon’a karşılık kendini perakende değil platform olarak konumlandıran Tmall, Çin’de en çok ziyaret edilen 4. web sitesi, dünyada ise 13. web sitesi. Burberry, Tod’s gibi lüks markaları da platformuna dahil eden Tmall, Alibaba’nın bu yılki büyümesinin katalizörü olarak görülüyor.
Tmall markalara ne vadediyor?
Tmall’un platform olarak markalara sunduğu modelse oldukça dikkat çekici. Markalar yıllık bir ücret karşılığında platformda yer alabiliyor, eğer hedeflenen satış hacmine ulaşırsa bu bedel iade ediliyor. Bunun haricinde markaların satış başına, müşteri sadakat programı ücreti ve teknoloji servis ücreti bulunuyor. Örneğin moda sektöründe Türkiye’deki pazar yerleri satış başına yüzde 10 ile 30 arasında komisyon alırken Tmall’daki maliyetler aşağıdaki göreceğiniz gibi hedefini tutturan bir mağaza için yüzde 5 ile sınırlı. Bir de müşteri sadakat programı için satış başına yüzde 0.5 komisyon alındığını da belirtelim.
Satış haricinde teknoloji desteği
Markalara platform olarak hizmet veren Tmall’un Masserati ile yaptığı işbirliği örneği de önemli. Masserati Çin’deki iki distribütörünü Tmall’a dahil ederek 18 saniyede 100 Masserati Levante satmayı başardı. Satış hacminin ötesinde Tmall lüks markaya sadece online mağaza konusunda değil, mobil oyun üretiminden müşteri tanıma teknolojilerine kadar geniş kapsamda destek veriyor. İş birliği konusunda detaylı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.
Türkiye ile Çin pazaranın oldukça farklı iki pazar olması sebebiyle Alibaba yatırımı sonrası Trendyol daha da farklı konumlanabilir, henüz bunu bilmiyoruz. Ama Trendyol’un son iletişiminde kendini platform olarak konumlaması, uzun zamandır pazar yeri hazırlığı yapması ile Alibaba’nın büyümesinde Tmall etkisinin olması ve kendi içinde Tmall’un geleceğine inanması ile Trendyol’un Tmall’a dönüşmesi hiç de uzak gelmiyor. Henüz çok yeni bir yatırım olmasına karşılık ilerleyen süreçte Trendyol’da hangi yatırımların olacağını birlikte göreceğiz.
Amazon’un bu yıl içerisinde ülkemiz pazarına girerek hareketlendireceği e-ticaret dünyası Alibaba’nın Trendyol yatırımı ile birlikte 2019’da dikkat çeken rekabete gebe görünüyor.
Alıntı:
https://webrazzi.com/2018/06/29/trendyol-yoluna-tmall-olarak-mi-devam-edecek/
Alibaba, e-ticaret platformu Trendyol’a yatırım yaptı
Dünyanın en önemli online ve mobil ticaret şirketlerinin başında gelen Alibaba, ülkemizden bir yatırım haberi ile karşımızda. Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Alibaba, ülkemizin önemli e-ticaret platformlarından olan Trendyol‘a yatırım yaptı. Yapılan yatırımın miktarı ile ilgili ise herhangi bir bilgi bulunmuyor.
2010 yılında Demet Mutlu tarafından kurulan Trendyol’un, kadınlara en çok hitap eden moda alışveriş sitelerinden biri olduğunu hatırlatalım. Yapılan yatırımla birlikte Trendyol’un yeni stratejik partneri olacak olan Alibaba, Trendyol’un mevcut finansal yatırımcılarının hisselerini de satın alacak.
Bu yatırım, Alibaba’nın globalleşme konusundaki kararlılığını göstermesi ve bir dünya devinden ülkemize yapılan yatırımlardan biri olması açısından oldukça önemli. Anlaşma ile birlikte Trendyol ve Alibaba, Trendyol’un Türkiye ve çevresindeki büyümesini hızlandırmak ve kuvvetlendirmek için beraber çalışacak.
Bu süreçte Alibaba’nın Trendyol’a teknoloji, online ticaret, mobil ödeme, lojistik, uluslararası ticaret gibi konularda bilgi ve deneyim paylaşımı yapacağını da ekleyelim.
16 milyondan fazla müşterisi ile, Türkiye ve çevresindeki bölgenin hızla büyüyen ve daha fazla büyüme potansiyeli olan e-ticaret pazarında önemli bir konumda bulunan Trendyol’un kurucusu ve CEO’su Demet Mutlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada Alibaba ve Trendyol’un çok benzer kültüre ve değerlere sahip, dijital ekosistem ile ilgili büyük hedefleri olan şirketler olduğunu belirtti.
Yönetimde değişiklik yok
Bu ortaklık konusunda çok heyecanlı olduklarını da dile getiren Mutlu, 8 yıl önce 5 kişiyle bir masa etrafında büyük hedefler ve tutkuyla başlayan yolculuklarında, Türkiye’nin en büyük ve en hızlı büyüyen mobil e-ticaret platformunu yarattıklarının altını çizdi.
Alibaba Group Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Michael Evans ise yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin dünyadaki ve bölgedeki farklı dijital ekonomiler değerlendirildiğinde oldukça heyecan verici ve önemli bir pazar olduğunu dile getirdi. Bu yatırım ile birlikte Alibaba’nın güçlü bir kurucu ve yönetim ekibinin önderliğindeki pazar lideri bir markaya ortak olmuş olacağını belirten Evans, Trendyol’a kurucularının ve mevcut yönetim ekibinin liderlik etmeye devam edeceklerini de paylaştı. Yatırım ile ilgili yeni bilgilere ulaştıkça sizlere aktaracağız.
2010 yılında Demet Mutlu tarafından kurulan Trendyol’un, kadınlara en çok hitap eden moda alışveriş sitelerinden biri olduğunu hatırlatalım. Yapılan yatırımla birlikte Trendyol’un yeni stratejik partneri olacak olan Alibaba, Trendyol’un mevcut finansal yatırımcılarının hisselerini de satın alacak.
Bu yatırım, Alibaba’nın globalleşme konusundaki kararlılığını göstermesi ve bir dünya devinden ülkemize yapılan yatırımlardan biri olması açısından oldukça önemli. Anlaşma ile birlikte Trendyol ve Alibaba, Trendyol’un Türkiye ve çevresindeki büyümesini hızlandırmak ve kuvvetlendirmek için beraber çalışacak.
Bu süreçte Alibaba’nın Trendyol’a teknoloji, online ticaret, mobil ödeme, lojistik, uluslararası ticaret gibi konularda bilgi ve deneyim paylaşımı yapacağını da ekleyelim.
16 milyondan fazla müşterisi ile, Türkiye ve çevresindeki bölgenin hızla büyüyen ve daha fazla büyüme potansiyeli olan e-ticaret pazarında önemli bir konumda bulunan Trendyol’un kurucusu ve CEO’su Demet Mutlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada Alibaba ve Trendyol’un çok benzer kültüre ve değerlere sahip, dijital ekosistem ile ilgili büyük hedefleri olan şirketler olduğunu belirtti.
Yönetimde değişiklik yok
Bu ortaklık konusunda çok heyecanlı olduklarını da dile getiren Mutlu, 8 yıl önce 5 kişiyle bir masa etrafında büyük hedefler ve tutkuyla başlayan yolculuklarında, Türkiye’nin en büyük ve en hızlı büyüyen mobil e-ticaret platformunu yarattıklarının altını çizdi.
Alibaba Group Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Michael Evans ise yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin dünyadaki ve bölgedeki farklı dijital ekonomiler değerlendirildiğinde oldukça heyecan verici ve önemli bir pazar olduğunu dile getirdi. Bu yatırım ile birlikte Alibaba’nın güçlü bir kurucu ve yönetim ekibinin önderliğindeki pazar lideri bir markaya ortak olmuş olacağını belirten Evans, Trendyol’a kurucularının ve mevcut yönetim ekibinin liderlik etmeye devam edeceklerini de paylaştı. Yatırım ile ilgili yeni bilgilere ulaştıkça sizlere aktaracağız.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)