14 Ağustos 2020 Cuma

Kopya siteyle villa vurgununun boyutu 100 milyon lira

 Korona döneminde izole tatil için villada konaklamak isteyenleri, internet sitelerini bire bir kopyalayıp pazarlayan dolandırıcıların, sadece Antalya'nın Kalkan bölgesindeki villa vurgununun 100 milyon lirayı bulduğu tahmin ediliyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan Mahallesi'ndeki ultra lüks villaları kiralayan şirketler, son aylarda internet sayfalarını bire bir kopyalayıp hayali satış ve kiralama yapan dolandırıcıların hedefine girdi. Turistik beldede dubleks, tripleks açık-kapalı havuzları bulunan 4 bin villayı kiralayan 125 şirket, dolandırıcıların web sayfalarını kopyalaması nedeniyle zor günler geçiriyor.


Web sayfası üzerinden lüks statüsüne göre haftalığı 5 bin ile 30 bin lira arasında kiralanan villaları seçen, şirketlerin web sayfalarının kopyasını yapan dolandırıcılar, kendilerine ulaşan ve Korona virüs yüzünden izole tatil isteyenleri tuzağına düşürüyor. Gerçek şirketlerin verdiği haftalık fiyatların yarı fiyatına, ilave olarak peşin ödemede ise yüzde 10 indirim yapan dolandırıcılar, para hesaplarına geçtikten sonra ortadan kayboluyor.


‘Kişiye değil, şirket sahibine ödeme yapın’

Kalkan Mahallesi'nde 5 yıldır villa turizmi yapan ve porföyünde 615 villa olan Mehmet Agah Canki, bölgede 4 bin civarında villanın haftalık kiralandığını söyledi. Kalkan'da 125 firmanın bu işi yaptığını belirten Canki, bölgede villa kiralamak isteyen tatilcileri, "Kişiye değil, şirket hesabına ödeme yapın" diye uyardı. Canki, "Dolandırılanların tamamı, şahıs hesaplarına ödeme yapmış kişiler. TÜRSAB üyesi acente şirketlerinden kiralama yapılmalı" dedi.


‘2 binden fazla insan mağdur’

Villa kiralaması yapılan web sayfalarında, acenta sorgulaması yapılan linklerin adreslerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Canki, "Dolandırılanlardan ofise gelen 20 kişi oldu. Villa kiralayan her şirkete, bu kadar kişinin ulaştığını düşünürsek, 2 binden fazla insan mağdur. Bu da aşağı yukarı 100 milyon liralık vurgunu gösteriyor. Dolandırılan misafirler, hak aramakta geri duruyor. Utanıyorlar, bu durumun gizli kalmasını istiyorlar" diye konuştu.


Korona virüs sürecinde izole tatil amacıyla villa tatiline ilginin arttığını söyleyen Canki, "Bu durum villaların hızla dolmasına neden oldu. Villa bulamayanlar dolandırıcıların tuzağına düştü. Bir acentanın dolu dediği villanın başka yerde boş olması mümkün değil. En fazla indirim 1000 lira olur, 1500 lira olur. 5- 6 bin lira indirim yapılıyorsa bu duruma şüpheli bakmak lazım" şeklinde konuştu.


‘Bu arkadaşlar işi resmen çözmüşler’

5 yıldır hem Türkiye'den hem de dünyanın farklı ülkelerinden onlarca kişiye villa kiralayan ve elinde 800 ultra lüks villa portföyü olan turizmci Ahmet Serter, dolandırıcılarla mücadele etmenin zor olduğunu belirterek, "Bu arkadaşlar işi resmen çözmüşler" dedi.


‘Fiyatı ucuz olduğu için çok cazip geliyor’

Serter, şirketinin kiraladığı villayı, dolandırıcıların açtığı kopya sitede görünce büyük şok yaşadığını söyledi. Hayali villa kiralayan kişiyle konuşma anlarını cep telefonu kamerasına da kaydeden Serter, "Bizim bünyemizdeki 11 bin 950 lira olan villayı 8 bin liradan pazarlıyorlar. Vatandaşların dikkat etmesi gereken şey şu. Fiyatı ucuz olduğu için çok cazip geliyor, hemen kanabiliyor. Hatta dolandırıcılar bütün parayı ödersen yüzde 10 daha indirim alırsın diyor. Kazançlı olduğunuzu, ucuza kapattığınızı düşünüyorsunuz. Birçok misafir buraya geldi, hepsi yolda kaldı" diye konuştu.


"Biz burada hiçbir misafirimizin mağdur olmasını istemiyoruz çünkü bölgemizin adını lekeliyorlar" diyen Serter, "Böyle olduğu zaman bu işin güvenilirliği kayboluyor" derken temmuz- ağustos döneminde bizzat şahit olduğu 300'ü aşkın dolandırıcılık olayının yaşandığını söyledi. Serter, şöyle konuştu:


"Bu üzücü. İnsanlar bir yıl çalışıp para biriktiriyor ve tatile çıkıyor. Böyle bir durumla karşı karşıyla gelince biz de üzülüyoruz. Yapabileceğimiz bir şey yok. Kiralama yapılan firmayı iyi sorgulayın. TÜRSAB belgesini, belediye ruhsatını, vergi levhasını iyi sorgulayın. Pandemiden dolayı zorlu süreçten geçtik. 5-10 gün tatil yapmak istediler ama burnundan getirdiler. Ucuz görülen sitelere kanmayın, sorgulayın. Villa sektöründe aşırı patlama oldu. Dezenfektan, şampuan gibi bu sektörün de sahtesi çıktı."


11 Ağustos 2020 Salı

Amazon'un taklit önlemi Türkiye'de

 Amazon'un pazar yerlerindeki sahte ürün satışını sıfıra indirmeyi hedefleyen Project Zero girişimi; 7 yeni ülkede daha hizmete açıldı



ABD'li e-ticaret devi Amazon açıklamasına göre, Amazon Project Zero girişimi; Türkiye, Avustralya, Brezilya, Hollanda, Suudi Arabistan, Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) dahil olduğu 7 yeni ülkede daha hizmete açıldı.


Eklenen yeni ülkelerle Amazon pazar yerlerinin bulunduğu toplamda on yedi ülkeyi kapsayan Project Zero, Amazon’un gelişmiş ve yenilikçi yapay zeka teknolojisini markaların gireceği detaylı bilgilerle harmanlayarak sahte ürün satışlarını sıfıra indirmeyi hedefliyor.


Amazon’un müşterilerine her daim orijinal ürünler sunmak adına uzun süredir yürüttüğü çalışmalar ve yatırımlar sonucu ilk kez 2019 yılında kullanıma sunulan Project Zero, aralarında Arduino, BMW, ChessCentral, LifeProof, OtterBox, Salvatore Ferragamo ve Veet’in de bulunduğu, 10 binin üzerinde global marka ve yeni girişim tarafından destekleniyor.


SAHTE ÜRÜNLERİN GELECEKTE DE ETKİN BİR ŞEKİLDE ÖNLENMESİ SAĞLANIYOR

Açıklamada verilen bilgilere göre, halihazırda aktif şekilde Amazon Project Zero kullanıcısı olan markalar, yeni eklenen pazar yerlerinde hiçbir işleme gerek duymadan markalarını koruyabilecekler.


Amazon’un otomatik koruma sistemi, bir günde 5 milyarın üzerinde yeni ürünü etkin ve sürekli olarak tarıyor ve şüpheli listelemeleri belirliyor.


Gücünü Amazon’un yapay zeka sistemlerinden alan otomatik koruma sistemi, sürekli yeni bilgilerle güçlendirildiği için sahte ürünlerin listelenmesinin önüne geçerken, her gün daha sağlıklı sonuçlar elde ediliyor.


Project Zero markaları kendi yönettikleri araçlar aracılığıyla güçlendiriyor ve onlara pazaryerlerindeki sahte ürünleri daha önce eşi görülmemiş bir şekilde kaldırma imkanı tanıyor.


Sistemden kaldırılan bu ürünler, otomasyon koruma sistemleri ile paylaşılıyor ve bu sayede sahte ürünlerin gelecekte de etkin bir şekilde önlenmesi sağlanıyor.


Ürün seri numarası tanımlama, markaların kendi üretim veya paketleme süreçlerinde uyguladıkları eşsiz bir kod sayesinde kullanılabiliyor ve markaların Amazon üzerinden satılan tüm ürünlerinin teker teker taranarak orijinal olduğunun teyit edilmesine yardımcı oluyor.


Ürün seri numarası tanımlama isteğe bağlı bir hizmet olsa da Project Zero’nun bir parçası olan markalar bu sistem ile en iyi sonuçlara ulaşabiliyor.


Project Zero, Amazon’un markaların fikri mülkiyetlerini korumak için uygulamaya aldığı çeşitli araçlardan yalnızca bir tanesi.


"IP HIZLANDIRICISI, GİRİŞİMCİLERİ UZMAN HUKUK FİRMALARI İLE BİR ARAYA GETİRİYOR"

Amazon, geçen günlerde müşterileri, satış ortaklarını ve markaları korumak, kötü aktörleri yasalar karşısında sorumlu tutmak için kurulan Amazon Sahtecilik Suç Ünitesi’ni (ACCU) duyurmuştu.


Ayrıca Amazon IP Hızlandırıcısı, firmaların fikri mülkiyetlerinin haklarını daha hızlı almasını ve Amazon üzerinde markalarını korumasını sağlıyor.


Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için geliştirilen bu program sayesinde dünyanın her yerindeki girişimciler, ABD’deki fikri mülkiyetlerini koruyabiliyorlar. IP Hızlandırıcısı, girişimcileri ticari markaların korunması konusunda ABD’deki uzman hukuk firmaları ile bir araya getiriyor. Girişimciler, Amazon aracılığıyla firmalarla daha önce anlaşılan uygun fiyatlar üzerinden hukuk danışmanlığı alabiliyorlar. 


Amazon Marka Kaydı, markalara Amazon üzerinde fikri mülkiyetlerini korumanın yanı sıra müşterilerine güvenilir hizmet vermelerini sağlayan güçlü araçlar aracılığıyla yardımcı oluyor. 


"OLDUKÇA POZİTİF BİR SONUÇ VERDİ"

Amazon Global Müşteri Güvenliği ve Satıcı Desteğinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dharmesh Mehta, "Amazon olarak tüm müşterilerimizi ve birlikte çalıştığımız markaları korumak adına kararlı bir şekilde çalışmalar yürütüyoruz. Project Zero, markaları ve özellikle projenin üç kolunu da kullanacak tüm firmaları korumak adına atılmış büyük bir adım" ifadelerini kullandı.


Food Huggers Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Adrienne McNicholas, "Project Zero’nun farklı pazar yerlerinde uygulanacak olması bizleri heyecanlandırıyor. Program, şu ana kadar markalarımızı koruma konusunda oldukça pozitif bir sonuç verdi. Amazon’un dünyanın her yerindeki markaları korumak adına kararlılığının devam ettiğini görmekten dolayı mutluluk duyuyoruz" değerlendirmesini yaptı.


Bünyesinde birçok global marka barındıran, dünyanın önde gelen otomotiv markalarından BMW’den yapılan açıklamada, "Project Zero, Amazon üzerinde markamızı koruyan pratik ve güçlü bir araç. Amazon’un markalarımızı korumak adına kullanıma soktuğu sistemleri takdir ediyoruz" ifadelerine yer verildi.