30 Nisan 2021 Cuma

Evde üretim yapanlara vergi muafiyeti

 Evlerde imal ettikleri malları, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanların vergi muafiyetinden yararlanması için vergi dairelerinden "esnaf vergi muafiyeti belgesi" alması gerekecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının hazırladığı Gelir Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.


Tebliğle, Gelir Vergisi Kanunu'nun bazı maddelerinde yapılan değişikliklerin açıklanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.


Yapılan yasal değişiklikle, 1 Ocak 2021'den itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere evlerde üretilen malların internetten satışında esnaf muaflığı tanındı. Ayrı bir iş yeri açmadan ve sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmadan oturdukları evlerde imal ettikleri malları, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar "esnaf muaflığı" kapsamına alındı.


Tebliğe göre, evlerde kendi el emekleriyle imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, kırpıntı deriden üretilen mamuller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri bir iş yeri açmadan satanlar esnaf muaflığından faydalanabilecek.


Muafiyetten yararlanılması için ikametgahın bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak "esnaf vergi muafiyeti belgesi" alınacak. Bu belgeyi alarak esnaf muaflığından faydalananların 3 yılda bir tarha yetkili vergi dairelerine başvurarak durumlarını güncellemeleri önem taşıyor.


Türkiye'de kurulu bankalarda internetten gerçekleştirilen satış gelirlerinin tahsilini ve bu gelirleri üzerinden tevkifat yapılması için bir ticari hesap açılması ve tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsili gerekecek.


Bankalar da bu ticari hesaplara aktarılan tutarlar üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 4 gelir vergisi tevkifatı yapacak ve bir aya ilişkin aktarılan tutarlar üzerinden tevkif edilen vergileri beyan edip ödeyecek. Esnaf muaflığından yararlanan kişilerin bir veya üzeri işçi çalıştırdığı durumlarda tevkifat oranı yüzde 2 olacak. İndirimli oranın uygulanması için ilgili ayda bir işçinin en az 10 gün çalıştırılması gerekecek.


Bir takvim yılında elde edilen hasılatın 2021 yılı için 240 bin lirayı aşması halinde, içinde bulunulan takvim yılında esnaf muaflığından faydalanılabilecek, izleyen takvim yılının başından itibaren ise bu haktan yararlanılamayacak.


Muaflığa ilişkin şartları kaybedenler, izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilecek ve tekrar aynı muafiyetten faydalanamayacak.


Birden fazla ürün imal edilerek internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satılması durumunda, elde edilen hasılatın ilgili yıl içinde geçerli olan tutarı aşmaması şartı, her bir ürün cinsi için ayrı ayrı değil, tüm ürünlerden elde edilen toplam hasılat için geçerli olacak.


Esnaf muaflığından faydalananların mükellefiyet tesisi, belge düzenleme, defter tutma, beyanname verme gibi yükümlülükleri bulunmayacak.


İnternet üzerinden yapılan ihracata vergi muafiyeti


Öte yandan, tebliğle, elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle mal ihracatı kapsamında elde edilen kazançlarda indirim sağlanmasına ilişkin esaslar da düzenlendi.


Buna göre, tam mükellef gerçek kişilerin, Gümrük Kanunu kapsamında dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirdikleri mal ihracatı kapsamında elde ettikleri kazancın yüzde 50'si, kazancın elde edildiği takvim yılına ait verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden indirim konusu yapılabilecek.


İlgili Gümrük Genel Tebliği uyarınca miktarı brüt 300 kilogramı ve değeri 15 bin avroyu geçmeyen mallar için dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından elektronik ticaret gümrük beyannamesi düzenlenebileceğinden, miktar veya değer itibarıyla bu sınır içinde yer alan malların ihracatından elde edilen kazançlar beyanname üzerinden indirim konusu olabilecek.


Bu indirimden yararlanılabilmesi için ihracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 400 bin liraya kadar olanların ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması, yıllık 800 bin liraya kadar olanların ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama bir tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması, yıllık 1 milyon 600 bin liraya kadar olanların ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması, ihracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 2 milyon 400 bin liraya kadar olanların ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama üç tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması şartı aranacak.


Posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilen mal ihracatı dışında, mükelleflerin başka şekillerde ihracat gelirlerinin olması, söz konusu indirimden yararlanmalarına engel teşkil etmeyecek.


27 Nisan 2021 Salı

LC Waikiki, kendi pazaryerini kuruyor

 Yurt içinde 500, yurt dışında 550 mağazasıyla faaliyet gösteren, pandemi döneminde ise e-ticarette atağa kalkan hazır giyim devi LC Waikiki, online ticaretin kurallarını değiştirdi. Bu alanda önemli kararlar alan şirket, artık ürünlerini hiçbir e-ticaret sitesi ve pazaryerine vermeme kararı aldı. Şirket, ürünlerini sadece kendi sitesi www.lcwaikiki.com üzerinden satacak. Böylece aracıyı ortadan kaldıracak. Daha önce pazara sunmadıkları Southblue, X-Side gibi markaları da devreye alarak, kendi sitelerinde satmaya başlayacak olan şirket, lcwaikiki. com’u bir pazaryeri olarak konumlandıracak. Buradaki amaç, sürdürülebilir ticareti geliştirip, rekabette avantaj sağlamak olacak. LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük’le 2021 global ciro hedefi 36 milyar TL olan bu dev markanın, pandemiyi nasıl geçirdiğini ve gelecek hedefl erini konuştuk…


‘Önce tüketiciyi inceledik’

Vahap Küçük’le sohbetimize, pandemideki işleriyle başladık. Dünyanın öngöremediği ve ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bu dönemde LC Waikiki nasıl bir yol izledi? Küçük, işe yurtdışında COVID- 19’u bizden önce deneyimleyen ülkelerdeki tüketici davranışlarını inceleyerek başladıklarını söyledi ve şöyle devam etti: “Eskiden Türkiye’de bir sıkıntı olduğunda, yurtdışında işlerimizi yürütüyorduk, ama bu kez global bir problemle karşılaştık. İlk etapta tüketici davranışını anlamaya çalıştık. Tüketiciler, önce panikle fren yaptı, sonra e-ticarete yöneldi. Daha sonra sweatshirt, eşofman, pijama gibi rahat kıyafetler tercih edilmeye başlandı. Biz de bu tarafa ağırlık verdik. E-ticaretin üzerine gittik. Altyapı, lojistik, kargo işlerine yatırımlar yaptık.”


‘Krize güçlü nakitle girdik’



Küçük, pandemiye girerken finansal ayaklarının oldukça güçlü olduğunu, dolayısıyla yurtiçinde yüzde 40, yurtdışında ise yüzde 35 oranındaki ciro kayıplarını bu nedenle atlatabildiklerini söyledi. Küçük, şunları anlattı: “Böyle dönemlerde en önemlisi nakit yönetimidir. Ciromuz yüzde 40 düştü ama üretim maliyetimiz düşmedi. Bunu da döndürebilmek için sermaye gerekiyor. Çok şükür, krize girdiğimizde nakit gücümüz iyiydi. Onu iyi değerlendirdi firma, kimseyi mağdur etmedi, ödemeleri zamanında yaptı, yatırımlarına devam etti. LC Waikiki genelde tedbirli davranan bir firmadır.”


Aracıyı ortadan kaldırdı

Şirket, pandemide yatırımlarda hız kesmedi. Hem yurtdışı hem de Türkiye’de mağaza yatırımları sürüyor. Daha çok yer değiştirme ve mağaza büyütme fırsatlarını takip ettiklerini belirten Vahap Küçük, “Alt markalarımız LCW Home ve LCW Dream’de yeni mağazalar açıyoruz. Öte yandan X-Side ve Southblue gibi markalarımızı buzdolabına kaldırmıştık, şimdi onları da çıkarıyoruz. X-Side gençlere hitap eden bir marka. Southblue da üst segment bir markamız. Onu da mağazalarımızda satacağız” dedi.


LC Waikiki’nin yeni markaları devreye almasında, pandemide hızlı büyüyen alan olan e-ticarette, daha da güçlenme hedefi var. Gelin, o alanda planlar ne, ona bakalım… Küçük, lcwaikiki.com’un bir pazaryeri olarak faaliyet göstereceğini, bunun için de tek çatı altında birçok markalarını bir araya getirdiklerini söyledi.


Küçük, şöyle devam etti: “Dream, Step, X-Side, Vision… Bunlar bizim alt markalarımız. Marketplace olarak yatırım yapacağız. Bunların hepsini içine topladığımız takdirde birçok kesime hitap edeceğiz. Kendi içimizde pazaryeri oluyoruz. Biz internetteki 2023 ciro hedefini 2020’de yakaladık. 2021 sonunda 3 kat büyümüş olacağız pandemi öncesine göre. Ayrıca bu alanda önemli bir karar verdik. Ürünlerimizi sadece kendi sitemizde satmaya başladık. Başka internet sitelerine ürün vermeyi bıraktık Trendyol, Hepsiburada gibi… LC Waikiki sadece lcwakiki.com’da satılacak. Aracıyı devre dışı bıraktık.”


‘Kâr elde edemiyorduk’

İnternet sitelerine ürün verdiklerinde operasyonun karsız olduğunu açıklayan Vahap Küçük, “Aradaki aracıları kaldırıp, daha rekabetçi fiyat sunabilmek için bu yolu seçtik. Ürünler karsız satılıyordu. Sürdürülebilir ticaret için böyle bir karar aldık. Yıl sonunda bütün markalarımız devreye girer” dedi.


LC Waikiki’nin bu yıl yurtdışındaki mağaza açma hedefi 100. Yurtiçinde de alt markalara ait 30 yeni mağaza, 15 de LC Waikiki mağazası devreye girecek. Fiziki mağazalarını her hafta 12 milyon kişinin ziyaret ettiğini, online’da ise var olan 2 milyonluk üye sayısını 5-6 milyona çıkarmayı hedefl ediklerini belirten Küçük, “İnternetin büyüme katsayısı fiziki mağazalara göre daha yüksek” diye konuştu.


Toplam ciro hedefi 36 milyar TL

Bir iş adamı olarak pandemi nedeniyle karamsarlığa düşüp düşmediğini soruyoruz Vahap Küçük’e; “Karamsarlığa düşmedim ama her şeyi de toz pembe görmedim elbette” diyor. Küçük, şirketin cirosu ve hedefl eriyle ilgili de şu bilgileri veriyor: “2019 global ciromuz 20.559 milyar TL idi. Rakam 2020’de 16.615 milyar TL oldu. Bu yılki toplam ciro hedefimiz, Türkiye, e-ticaret, yurtdışı ve toptan satış hepsi dahil 35.978 milyar TL. Sadece internet özelindeki bu yılki ciro hedefimiz ise 2.718 milyar TL.” LC Waikiki, bu yıl mağaza yatırımlarının yanı sıra, lojistiğe de yatırım yapacak. Küçük, “Aksaray’a büyük bir lojistik merkez kuruyoruz.” dedi.


Alıntı:

https://www.dunya.com/sirketler/lc-waikiki-kendi-pazaryerini-kuruyor-haberi-619278


20 Nisan 2021 Salı

Ülker’den e-ihracat atağı

 Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, E-Star uzmanlığıyla e-ihracatta önemli bir adım attı. Ülker’in sevilen ürünleri, Amazon Avrupa platformunda açılan ‘Ülker Shop’ mağazasıyla, Fransa, İtalya ve Hollanda’daki tüketicilere ulaştırılıyor.

Ülker, üretim ve ihracat üssü Türkiye’de ürettiği yüzlerce ürünü, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca tüketiciyle buluşturuyor. Tüketicilere farklı kanallar aracılığıyla ulaşmayı hedefleyen Ülker, “e-ihracat”ta önemli adımlar atıyor. Ülker’in şeker, sakız ve çikolata olmak üzere 3 kategoride, aralarında Biskrem, Hanımeller ve Albeni’nin de bulunduğu 30 kadar ürünü, Amazon Avrupa’da açılan online “Ülker Shop” mağazası aracılığıyla Fransa, İtalya ve Hollanda’da tüketicilerin beğenisine sunuldu. Ülker çok yakında, aynı şekilde İspanya, Almanya ve İngiltere’de de satışa başlayacak.

Ülker Shop’un tüm tedarik ve altyapı sürecini, Yıldız Holding çatısı altında, sadece online kanallara hizmet vermek üzere kurulmuş, bu alanda ilk ve tek tedarik şirketi olma özelliğini taşıyan E-Star üstleniyor.


Sırada İspanya, Almanya ve İngiltere var


Ülker’in ihracat potansiyelini, e-ihracattaki yeni adımlarla artırmayı hedeflediklerini söyleyen Ülker İş Geliştirme Direktörü Utku Soylu, “Ülker Shop’la Amazon Avrupa'da konumlandırdığımız tüm ürünlerimizin satış, tedarik ve pazarlama gibi operasyonel süreçlerini E-Star’la iş birliği yaparak yönetmeye başladık. Yer aldığımız pazarlara, ürünlerimizi farklı kanallardan da sunarak, bu coğrafyalardaki büyüme hedefimizi yakalamak istiyoruz. Amazon Avrupa’da açtığımız Ülker Shop’la, ilk etapta Fransa, İtalya ve Hollanda’da ürünlerimizin tüketicilerin adresine teslimi sağlanacak. Bu ülkelerin ardından, iki ay içinde İspanya, Almanya ve İngiltere’de de e-ihracat operasyonumuzu hayata geçireceğiz. Hedefimiz, Türkiye’den yönettiğimiz online mağazalarımız aracılığıyla, Ülker ürünlerini dünyanın dört bir yanına farklı kanallardan da ulaştırabilmek” dedi.




Yıldız Holding’in E-Star’ı, online ticaretin her alanında


E-Star, markaları e-ticaret ekosistemine taşıma ve e-ticarete özel ürün ve hizmetler sunma misyonuyla Yıldız Holding bünyesinde 2019 yılında kuruldu. Yıldız Holding markaları dışında da, e-ticaret yapmak isteyen şirket ve markalara, kanala özel olarak kurduğu uzman ekiplerle hizmet veriyor. İstegelsin, Banabi, Getir, Avansas ve Ofis gibi hızlı teslimat yapan şirketlerde; Avrupa’da Amazon Avrupa, Türkiye’de ise Trendyol, Hepsiburada, N11, Çiçek Sepeti, Gitti Gidiyor gibi pazaryerlerinde müşterilerinin tüm e-ticaret tedarik ve organizasyonunu E-Star üstleniyor.


D2C (direct to consumer) olarak adlandırılan ve doğrudan tüketiciye ulaşan godiva.com.tr’nin tüm pazarlama ve operasyon süreçlerini de E-Star yönetiyor. E-Star Global Operasyonlar  Lideri Kunter Aşkın, faaliyet amaçlarını şu sözlerle özetledi: “Global pazarlarda ürünleriyle müşterinin ilgi ve takdirini kazanan markalarımızı, E-Star Global olarak, doğru iletişimle ve kaliteden ödün vermeden, tüm dünyadaki tüketicilerle dijitalde buluşturmayı, ilgili pazarlardaki marka farkındalığımızı artırmayı ve tüm paydaşlarımız için pazarı büyütmeyi hedefliyoruz.”


Alıntı:

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/ulkerden-e-ihracat-atagi-41792710


19 Nisan 2021 Pazartesi

“evesöyle.com”, semt esnafını dijitale taşıdı

 “Her şeyi eve söyle” sloganıyla pilot bölge seçtiği İzmir’de hizmet vermeye başlayan evesöyle.com, yılsonuna kadar tüm büyük şehirlerde kullanıma açılacak. Uygulamanın özelliği alışverişin yanı sıra veteriner, kuru temizleme, tesisat, temizlik gibi hizmetlere de ulaşılabiliyor olması.

Eralp Grup bünyesindeki Eralp Yazılım, “Her şeyi eve söyle” sloganıyla yola çıktığı “evesöyle.com” uygulamasıyla pilot bölge olarak seçtiği İzmir’de hizmet vermeye başladı. Eralp Grup Yönetim Kurulu Üyesi Mervenur Eralp, merkezi İzmir’de bulunan Eralp Yazılım bünyesinde geliştirdikleri “evesöyle.com” uygulamasıyla geniş kapsamlı bir hizmet sunmayı hedeflediklerini söyledi. Eralp, “evesöyle.com uygulamasıyla çok kapsamlı bir uygulamaya imza attık. Sadece yeme içme ile sınırlı olmayan, kasap, manav, veteriner, kuru temizleme, tesisat, temizlik gibi hizmetler de bünyemizde yer alıyor. Bu kapsamda bir evin veya işletmenin ihtiyacı olan tüm hizmetleri geniş firma portföyü ve yazılım alt yapısıyla sunulabiliyoruz” dedi. evesöyle.com uygulaması kapsamında butik ve özel ürünler yapan işletme ve girişimcilere de destek olduklarını belirten Mervenur Eralp, farklı birçok siteden yapılabilecek ürün ve hizmet alımını tek adreste topladıklarını vurguladı. Eralp, “Türkiye’de bu alandaki yazılımlar arasında en iyi yazılımdan birini oluşturduk. 6 ay önce sahada denemelere başladık ve sahadan çok iyi geri dönüşler alarak ilerliyoruz. Önemli firmalarla anlaşmalar yaptık. İlk etapta firmalar arasında hizmet aracılığı yapıyoruz. Bir semtin en kaliteli iş yapan esnaf ve firmalarıyla anlaşma yapıyoruz. Yılsonuna kadar büyükşehirler başta olmak üzere Türkiye geneline yayılacağız” diye konuştu. Mervenur Eralp, evesöyle.com uygulamasını yurt dışında ilk olarak Almanya’da hayata geçireceklerini aktardı.

Arya Trading genel kullanıma açılacak
Eralp Yazılım olarak İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi’nde yazılım ve otomasyon konusunda yatırım desteği alan ikinci firma olduklarını vurgulayan Mervenur Eralp, “Yeşilköy’deki İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi, yazılım ve teknoloji üssümüz olacak. Yurt dışı projelerin tamamını ve lisanslamaları buradan yürüteceğiz” diye konuştu. Yine Almanya’da farklı dijital uygulamalarla ilgili de bazı işbirlikleri yapacaklarını kaydeden Eralp, ayrıca yatırımcılara yön veren, 30 bine yakın yapay zekanın çalıştığı, geçmişe yönelik 10 yıllık parite ve borsa analizlerinin yapıldığı Arya Trading uygulamasının da yakında genel kullanıma açılacağını dile getirdi.

Getir, yeni uygulaması 'GetirÇarşı'yı hizmete aldı

 Getir, yeni uygulaması GetirÇarşı'yı hizmete aldı. Uygulama ile mahalle esnafının Getir kullanıcısına erişerek kazançlarını artırması planlanıyor.

Getir, yeni hizmeti GetirÇarşı ile market, şarküteri, manav, kasap, kuru yemiş, pet shop gibi işletmeleri kullanıcılarıyla buluşturuyor. GetirÇarşı'nın mahalle esnafının dijital dönüşümüne katkı sağlayarak ek bir gelir kapısı oluşturması, kullanıcıların da Getir üzerinden tanıdığı, bildiği esnafından kolayca alışveriş yapabilmesi amaçlanıyor.

Başvurular bugün başlıyor
Getir'den yapılan açıklamaya göre, 16 Nisan itibarıyla işletme kaydı almaya başlayacak olan GetirÇarşı, çok yakında Getir kullanıcılarıyla buluşacak. Üye olmak isteyen işletmeler, Getir uygulaması üzerindeki linkten başvuru formunu doldurabilecekler. Öncelikle İstanbul’da faaliyet gösterecek olan GetirÇarşı'ya manav, kasap, yufkacı, fırın, balıkçı, çiçekçi, pastane, nalbur, aktar, kırtasiye, züccaciye ve kitabevleri de dahil olacak. Getir kullanıcılarının GetirÇarşı üzerinden mahallelerindeki işletmelerden vereceği siparişler, işletmelerin teslimat hizmetiyle ya da ‘Getir Getirsin’ seçeneği ile 30-45 dakika arasında teslim edilecek.

Öte yandan GetirÇarşı, sisteme üye olmak isteyen fakat gerekli teknolojik altyapıya sahip olmayan işletmelere destek paketleri de sunacak. GetirÇarşı üyesi işletmeler tek bir ekran üzerinden tüm siparişlerini, sipariş hareketlerini, finansal hareketlerini gözlemleyebilecek, ürünlerini satışa açabilecekler.

"GetirÇarşı’da ödemeler ertesi gün hesapta"
Yeni hizmetleri GetirÇarşı ile kullanıcılarının mahallelerindeki esnaftan alışveriş yapmaya devam edebileceğini söyleyen Getir Kurucu Ortağı Tuncay Tütek, “Amacımız, mahalle esnafın dijitalleşen dünyaya dahil olarak daha fazla iş yapmasına olanak sağlamak. Bu vesileyle Türkiye’de 2 milyonu aşkın işletmeyi GetirÇarşı hizmetimize üye olmaya davet ediyoruz. Özellikle pandemi nedeniyle zorlu günler yaşayan mahalle esnafı, GetirÇarşı aracılığıyla ek kazanç sağlayarak mahalleleriyle bütünleşecek. Öte yandan, GetirYemek hizmetimizde edindiğimiz tecrübeyle, işletmeler için nakit akışının önemini son derece iyi biliyoruz. Bu nedenle, GetirÇarşı’da da GetirYemek’te olduğu gibi ilk günden itibaren işletmecilerimizin kazançları, ertesi gün hesaplarına yatacak.” şeklinde konuştu.

Yurtdışı Lojistik Merkezler

 2020 yılı 13 Ekim tarihli Resmi Gazetesi’nde “Yurt Dışı Lojistik Merkezlerin Desteklenmesi” başlıklı bir Cumhurbaşkanlığı Kararı yayınlandı. Karara göre 5 milyon doları aşmamak kaydı ile %70’e kadar kurulum giderleri, kira ve komisyon giderlerinin ilk iki yıl için %70, diğer yıllar için %50 olmak kaydı ile yıllık 3 milyon dolar da burada bir destek söz konusu. Reklam tanıtım konularında da yıllık 700 bin dolara kadar destek var. Yurtdışında lojistik depo kurmak için güzel bir finansman olduğunu düşünen özel firmaları veya lojistik şirketlerini üzeceğim, çünkü destek onlar için değil. Bu desteklerden TİM, TOBB, DEİK veya bunlar tarafından kurulan ve en az %51 oranında hissesine sahip olunan şirketler yararlanabiliyor. Kullanıcı olarak ileride bu depolardan istifade etmek isterseniz, siz de 100 bin dolarlık bir destekten yararlanabiliyormuşsunuz.


Gelelim bu depoların, kime, neye ve ihracatın hangi boyutuna yarar sağlayacağı hususuna. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ihracatçıların tedarik ve dağıtım zincirlerinin verimliliklerini artırarak, ihraç ürünlerinin yeni pazarlara en etkin yoldan ulaştırılmasını sağlamayı hedeflediklerini, bu kapsamda önemli pazarlarda ihracat performansını artıracak gerekli altyapı olanaklarını oluşturmanın bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığını söylerken, yurtdışında oluşturulacak lojistik merkezlerin de bu yönde yarar sağlayacağına değiniyor. Türk ihraç ürünlerine ilişkin depolama, yükleme ve boşaltma, elleçleme, sevkiyat, yük birleştirme ve bölme benzeri hizmetleri sunan alanlardan oluşmasının hedeflendiğini anlatan Pekcan, Türk ürünlerinin dış pazarlara en hızlı ve uygun maliyetlerle ulaştırılmasını amaçlayan yurtdışı lojistik merkezlerini; Afrika, Amerika, Avrupa, Rusya ve Uzak Doğu’daki stratejik bölgelerde kurmayı planladıklarını ve lojistik merkezleriyle Türk ürünleri yeni pazarlara daha kolay bir şekilde ulaşabileceğini de belirtmiş.


Dağıtım merkezlerinin ve konsolidasyon gücünün özellikle e-ihracat için çok yararlı olacağı görüşüne ben de katılıyorum. Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmaya ve söz konusu bölgelere yönelik olarak sürdürülebilir ihracat artışı sağlamaya da elbet faydası olacak. Zira ihracat başarısında etkin lojistik hizmetinin faydası tartışılmaz.

Sayın Bakan’ın temennilerine elbette katılıyorum, ama gidiş yolunda ve uygulamada katılmadığım yönleri de belirtmeden edemeyeceğim. Elbette hepimiz bu depoların veya lojistik merkezlerinin ihracatımıza ve e-ihracata katkı sağlayacağına inanıyoruz. Fakat:


1- Yeni depolar açmak ve yüksek yatırımlar yapmak yerine, evvela yurtdışında var olan büyük lojistik merkezlerindeki alanların kullanılması ve kiralanması düşünülmeli. Zira dünyanın her coğrafyasında büyük hacimli depolar ve atıl alanların olduğunu biliyoruz. Böylesine büyük yatırımlar ile sabit maliyetlere katlanmanın yine dışarı doğru bir döviz hareketi yaratacak olduğu unutulmamalı. Belirttiğim gibi mevcut lojistik firmaların alanları pek ala kiralanabilir.


2- Asıl önemli nokta, neden bu lojistik merkezlerini TİM, TOBB, DEİK gibi kurumların işleteceği hususu. Onların hiçbirisi lojistik firması da değil, bu işin profesyoneli de. Oysaki bugün ülkemizde büyüme gereksinimi çeken, başarılı işler yapan pek çok lojistik şirketimiz var. Olması gerekenin bu hizmetlerin doğrudan işin profesyonellerince verilmesi gerektiğine inanıyorum. Hem de şiddetle.


Ben açtığım her iki başlığın da Bakanlığımız tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ve değerlendirileceğini düşünüyorum. E-İhracat hepimizin en önemli gündemi artık; hani ben geçenlerde Ayşe teyze de e-ihracata diye yazmıştım ve onlarca, yüzlerce telefon ve e-mail ile soru bombardımanına tutuldum ki, doğru noktaya değindiğimi de anlamış oldum. Bugün dibimizde yer alan Rusya, Çin’den tam 30 milyar dolarlık e-ticaret ile alım yaparken bizim bu fırsatları çok daha iyi değerlendirmemiz kaçınılmaz. Bunun için konsolidasyonun, yurtdışında lojistik depolarının varlığının önemine ne kadar inanıyorsam, bu işin sahibinin lojistik profesyonelleri olması gerektiğine de o kadar inanıyorum. Devletin gücünü ve etkisini ise, yine yatırım gerektiren konularda almamızın, ihracat ve e-ihracat yapacak firmaların daha çok desteklenmesine ayrılmasının gerektiğinin düşünüyorum. Ülkemiz dış ticaretinin geliştirilmesinden, gereksiz lojistik maliyetlerin ortadan kaldırılmasına kadar yapılacak o kadar çok iş var ki.


Ayşe teyze e-ihracata da başladı

 Bundan tam 10 yıl önce, 2011 yılında bir yazı kaleme almıştım; İthalatçı Ayşe teyze diye. Rahmetli Güngör Uras üstadımız benim kahramanımdan etkilenmiş ve o da NTV Radyo’ya taşımış ve yıllarca Ali Rıza amcayı da ekleyerek bizlere çok güzel örneklemeler yapmıştı. Hocamızı da rahmetle anmış olalım böylelikle. Sene 2011’de; kredi karta ve internete sahip herkesin ithalat yapabilip yurtdışından bir ürün satın alabileceğini kaleme alırken, gerçekten de beni arayan bir teyzeden esinlenmiştim. Yurtdışından bir ürün almak istiyordu, nerdeyse tek başına internetten alabilecekken, işi sağlama alma adına bana ulaşmış idi. Düşündüm de, özel tüketim eşyası da olsa yurtdışından bir ürün almak hiç de zor değil. Ama bugün asıl dikkat çekmek istediğim konu, dilediğiniz bir ürünü e-ihracat yolu ile biraz daha bilimsel hale getirecek olursak mikro ihracat yapabilmek hiç ama hiç de zor değil. Bir iki kestirmeden bilgi vereceğim, aslında Ayşe teyzenin ne kadar da kolay ihracat yapabileceğini anlayınca siz de şaşıracaksınız. Ama önce kısaca geride bıraktığımız ayın dış ticaret verilerine bir göz gezdirelim.


Şubat ayında ihracatımız, yüzde 9.6 artarak 16 milyar dolara, ithalatımız ise, 2020'nin aynı ayına göre yüzde 9.8 artarak 19 milyar dolara ulaşmış. Yani yine ithalat artışı ihracatı geçmiş. Dış ticaret açığımız ise bu ay 3 milyar 365 milyon dolar. Aslında bu konjonktüre rağmen ihracatta büyüme elbet sevindirici. Geçen ay en çok ihracat 7 milyar 800 milyon dolarla ham madde, yani ara mallar grubunda gerçekleşirken, ardından 6 milyar dolarla tüketim malları, yaklaşık 2 milyar dolarla da yatırım ürünleri takip etti. Rakam yüksek olmasa da yatırım almış olmak moral verici. İhracatta motorlu kara taşıtları başı çekerken, makine sektörü hemen ardından onu takip etti. İhracatımızda yine Almanya lider, ardından İngiltere’nin Brexit sonrası yine ikinciliğini koruması sevindirici. Ardından da ABD geliyor. İthalatımız ise Çin, Rusya ve Almanya olarak sıralanıyor. En çok getirilen ürünler ise hammadde yüzde 75 paya sahip. Onu yaklaşık yüzde 13 ile yatırım, yüzde 12 ile ise tüketim malları takip ediyor. Tüm bu lojistik krize rağmen şubatta rekor yine deniz yolu taşımasında. İthalatta da durum farklı değil. Aslında zor bir dönemden geçildiği kesin, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’da salgının sebep olduğu ham madde fiyatlarındaki aşırı artışlar, lojistikte görülen zorluk ve dengesizlikler, uluslararası mali piyasalardaki volatilite gibi faktörlere rağmen ihracattaki artışın sevindirici olduğuna dikkat çekiyor. Büyüme konusunda da yorumlar var, ben o konuya hiç girmemeyi tercih ediyorum. Daha çok izleyip görmeyi tercih edenlerdenim.


Mikro ihracata dönersek, mevcut mevzuatımıza göre, brüt ağırlığı 300 kilogramdan az ve değeri 15.000 Euro’yu geçmeyen ihracatlar mikro ihracat olarak, gümrük beyannamesi açmadan ETGB dediğimiz belge ile ihraç edilebiliyor. Özel kargo firmaları veya bu statüye sahip entegratör firmalar yine gümrük uzmanları aracılığı ile bu ihracatlarını yapabiliyorlar. Ayşe teyze bir web sitesi kurabilir, ürünlerini oraya koyar ve bir de lojistik firması ile anlaşarak ürünlerini hemen ihraç etmeye başlayabilir. İster karayolu ile ister havayolu ile. Sanıldığı gibi sadece havayolu firmaları değil, artık pek çok karayolu firması da alıp malınızı doğrudan alıcıya teslim edebiliyor. Bir firması olsun yeter, tahsilatı da kredi kartı ile yapabilir. Yok, işi büyüteyim derseniz, pazar yerleri var, oraya da girebilir. Bu iş hiç ama hiç sanıldığı kadar zor değil, bu konuda hangi lojistik firmasına veya bizler gibi gümrük müşavirliği firmalarına sorsanız size yol gösterir. Yeter ki inanılsın, inanmak başarmanın yarısı.


Hepsi bu kadar mı, hiç mi başka detay yok; işi büyütürseniz alternatifleri de çoğaltabilirsiniz. Başlangıç için, bir web sitesi, bir lojistik firması, ürünleriniz ve siz. Üstelik Anadolu’daki el işçiliği ile üretip kendi ürünlerini satmak isteyenler dahi bu yolları kullanabilirler. İnanıp kolları sıvadınız mı, emin olun gerisi gelir. Ben kararlıyım bu konuyu sıkça dile getireceğim, çünkü Türkiye’nin buna o kadar çok ihtiyacı var ki. Ve ülkemizde öylesine çok mikro ihracat yapma potansiyeli olan KOBİ var ki. Hiç bıkmadan usanmadan soranlara yol göstermeye hazırım. Vira ihracat, vira e-ihracat.

https://www.dunya.com/kose-yazisi/ayse-teyze-e-ihracata-da-basladi/613173


9 Nisan 2021 Cuma

Rekor yolundaki e-ihracata kargo engeli

 Geçen yıl 856 milyon dolarlık hacme ulaşan e-ihracatın, bu yıl 2 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. e-ihracat alanında büyüyen hizmetler kargo engeline takıldı. En büyük sorun ürün fiyatının 4-5 katına ulaşan lojistik maliyetleri

Salgın ile birlikte en hızlı büyüyen alanlardan biri de e-ticaret oldu. 2019 yılında Türkiye’de 136 milyar TL olan e-ticaret hacmi, geride bıraktığımız yıl ise 240 milyar TL’ye yaklaştı.


Sektör uzmanlarına göre bu yıl söz konusu rakamın 400 milyar TL’ye yaklaşması bekleniyor.


Yener Karadeniz'in Dünya'daki haberine göre söz konusu gelişme sınır ötesi e-ticaret işlemlerine de yansıdı. Geride bıraktığımız yıl 856 milyon dolarlık hacme ulaşan ve e-ihracat olarak adlandırılan sınır ötesi e-ticaretin, bu yıl 2 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Ancak bu alanda en büyük sorun ürün fiyatının 4-5 katına ulaşan lojistik maliyetleri. Sektör temsilcileri, Çin’de uygulanan politikalara benzer desteklerin Türkiye’de de uygulanması gerektiğini dile getirerek, bu desteklerin sağlanması halinde e-ihracat miktarının kısa sürede 5-6 milyar dolara ulaşacağını belirtti.


Online alışveriş yapanların yüzde 26’sı sınır ötesine geçiyor


Yapılan araştırmalara göre dünyada 4.67 milyar adet olan internet kullanıcısının, 2.05 milyarı internet üzerinden alışveriş yapıyor. İnternet üzerinden alışveriş yapanların yüzde 26’sı ise sınır ötesi alışverişi tercih ediyor. Bu kısımda da Çin menşeili Alibaba ilk sırada yer alıyor. 1999’da kurulan şirketin başarısının arkasında ise Çin ve ülkenin ulusal posta idaresi China Post’un desteği yatıyor. Geçtiğimiz günlerde Dış Ticarete Yön Verenler Derneği tarafından düzenlenen “E-İhracatta Fırsatlar” konulu webinarda konuşan ve geçen yıl da ilk e-ihracat sanal heyetini yapan Eski Dubai Ticaret Ateşesi Hasan Önal, China Post’un Alibaba Group’a bilinenin aksine mali destek değil, lojistik maliyetleri düşürecek stratejik destek sağladığını anlattı. Önal’ın verdiği bilgilere göre, China Post, ülkedeki satıcılardan ürünleri belirli alanlara topluyor, konsolide ettikten sonra elemelerini gerçekleştiriyor ve bunları kayıtsız posta yolu ile (kayıtlı posta olarak gönderildiğinde maliyet 3 kat artıyor) gönderilen ülkenin milli posta şirketi ve milli hava yolu ile kargo olarak gönderiyor. UPS’in kotalarını kullanarak o ülkelerin üzerinden dağıtımını yapıyor. UPS’te her ülkenin kotası bulunuyor ve Çin başka ülkelerin de kotalarını bu yolla kullanmış oluyor. Bu kapsamda THY örneğini veren Önal, Çin’den gelen bir kargonun buradan giden bir kargoya göre yüzde 75 daha düşük maliyetle geldiğini aktardı.


“5-6 milyar doları bulabilir”


E-ticaret sitelerine e-ihracat konusunda danışmanlık desteği veren E-Ticaret Merkezi CEO’su Merter Özmir de, e-ihracatın önündeki en büyük engelin lojistik maliyetleri olduğunu söyledi. E-ihracat yapan kurum ve kişi sayısının artması ile birlikte söz konusu maliyetlerin düşeceğini belirten Özdemir, bu kapsamda bir diğer önemli konunun devlet desteği olduğunu da vurguladı. Özdemir, “Bugün 3 dolarlık bir ürünü Türkiye’den AB’ye 17 dolara gönderiyorsunuz. Ama aynı ürün Çin’deki uluslararası bir pazaryerinden alındığında buraya 1-2 dolara geliyor. İkisini de taşıyan aynı firmalar ama orada sübvansiyon var, bizde yok. Bunun için ciddi bir çalışma yapılması lazım” dedi. Özdemir, e-ihracatın önemli bir trend haline geldiğine dikkat çekerek teknolojik ilerlemelerin de etkisi ile bu yıl söz konusu alanda 2 milyar dolara yakın bir ticaret hacmine ulaşılabileceğini belirtti. Özdemir, devlet desteği gibi mekanizmaların gelişmesi halinde ise bu rakamın kısa süre içinde 5-6 milyar dolarları bulabileceğini anlattı.


“Ulusal bir kargo şirketi kurulmalı”


Türkiye’de ise hali hazırda e-ihracat yapan şirket sayısı 10 bine yaklaştı. Söz konusu rakam 2019’da 5 bin adet civarındaydı. E-ihracatın gelişmesi konusunda son dönemde önemli çalışmalar gerçekleştiren İstanbul Ticaret Odası Hazır Giyim ve Konfeksiyon Meslek Komite Üyesi Hikmet Tanrıverdi, sosyal bir girişim olarak dış ticaret sermaye şirketi için yaptıkları çalışmaların altını çizdi. Şirketin birkaç aya kadar faaliyete geçmesini planladıkları söyleyen Tanrıverdi, “Kümelenme çalışması yapıyoruz. E-ihracat yapanları bir araya toplayıp bir şirket kurulmasına gerek kalmadan yurtdışında onlarca farklı pazaryerine ürün satılabilecek bir organizasyon kuracağız. 20’ye yakın şirketin de ortak olduğu, sonrasında başka şirketlerin de ortak olabileceği bir model bu. Sosyal bir girişim olmasını planlıyoruz. Tüm işlemleri şirketler adına yapıp e-ihracatı daha kolay hale getirecek bir sistem planlıyor ve bu sistemin birkaç aya kadar faaliyete geçmesini hedefliyoruz” dedi. Lojistik destek konusunda da görüşlerini paylaşan Tanrıverdi, Ulaştırma ve Ticaret Bakanlığı ile TİM, THY PTT ve TOBB’un da ortak olduğu DHL gibi uluslararası milli bir kargo şirketi kurulması gerektiğini ve bunun ihracatçı için çok önemli olduğunu vurguladı.


Hızlı kargo taşıma yetkisine sahip şirket sayısı 57


Bilindiği üzere e-ihracat çıkış işlemleri geçici depolama izni olan yani Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB) lisansı olan depolardan yapılma şartı bulunuyor. Ancak hız ve maliyetin çok önem taşıdığı alanda, söz konusu işlemin herhangi bir ihracat deposunda yapılamaması eleştirilere yol açabiliyor. Geçtiğimiz hafta itibariyle havayolu ile hızlı kargo taşımacılığında dolaylı temsil yetkisine sahip firma sayısı 41’e karayolu ile hızlı kargo taşımacılığında dolaylı temsil yetkisine sahip firma sayısı ise 16’ya ulaştı. Bu yetkiye sahip şirketlerden biri de Ekol Lojistik. DIŞYÖNDER tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan Ekol Lojistik Ülke Genel Müdürü Arzu Akyol, e-ihracatta lojistik firmalarının büyük bir role sahip olduğunu anlattı. E-ticareti ciddi bir şekilde gündemlerine aldıklarını söyleyen Akyol, hızlı taşımacılık dendiğinde ilk olarak havayolunun akıllara gediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “ETGB’nin karayolu izinlerinin de ortaya çıkmasıyla havayolu taşımacılığında karayolu taşımacılığı maliyetinde çok daha verimli bir ürün ortaya koymayı hedefledik. Bu doğrultuda yurtdışıdan bir sipariş geldiğinde şirketin sitesine düşüyor. Akşama kadar ürünü alıp konsolidasyon merkezimizde işlemleri tamamladıktan sonra ürünü yurtdışına götürüp nihai tüketiciye teslim edilmesini sağlıyoruz. Küçük ölçekli firmaların bir araya getirilerek konsolide edilmesi verimliliği artıran en önemli etkenlerden biri. Mikro ihracat kapsamında yapıldığı için gümrük masraflarının olmaması, KDV imkanlarından faydalanılması, ihracatçı birliklerine kayıt olunmaması gibi pek çok artıları var. Esneklik ve hız bakımından yeterli aşamada henüz değiliz çünkü izin alınan belirli yerlerden çıkışlara izin veriliyor. Bu sistemi genişletebilir ve esneklik sağlanırsa hem daha düşük maliyetli hem de hızlı hareket edebilir hale gelinecektir."


Destek verilen pazaryeri sayısı 7’ye geriledi


E-ihracat yani B2C lideri Çin olarak öne çıkıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Çin, sınır ötesi ithalat ürünlerinin yüzde 42’sini Japonya’dan, yüzde 14’ünü Amerika’dan, yüzde 12’sini Hong Kong’dan temin ediyor. En büyük tüketicilerden olan ABD ise ürünlerin yüzde 57’si Çin’den alıyor. Türkiye’de ise mikro e-ihracat, 2019 yılı itibari ile 656 milyon dolar iken söz konusu rakam 2020 yılında yüzde 31,9 artış ile 865.6 milyon dolara çıktı. Mikro e-ihracatın, genel ihracata oranı ise yüzde 0,36 olarak gerçekleşti. Ancak söz konusu oranı artıracak destekler de veriliyor. Ancak bu destekler arasında yer alan ve yıllık 9 bin 590 TL’ye kadar olan uluslararası pazaryeri üyelik desteği verilen online site sayısı 9’dan 7’ye geriledi. Halihazırda Alibaba, ChemOrbis. com, Fibre2fashion.com, Foursource.com, Globalpiyasa.com, Polymerupdate.com, PttTrade.com, SteelOrbis.com ve TradeAtlas.com destek için onay verilen pazaryerleri arasında yer alıyor.


İadelere lojistik merkezleri yetişecek


E-ihracat, kur farklarını avantaja çevirmenin de bir yolu olarak görülüyor. Son birkaç haftada kurun yüzde 10’dan fazla değerlendiği düşünüldüğünde söz konusu ticaret çok daha avantajlı hale gelmiş oluyor. Sektör temsilcileri, bu kapsamda satılan ürünlerin normal ihracat değerinin birkaç katına satıldığını dile getiriyor. Türkiye’de olduğu gibi bu alanda da iadeler lojistik ile birlikte bir diğer sorun. Bu konuda da geçtiğimiz yıl gündeme getirilen lojistik merkezlerinin çözüm olabileceği belirtiliyor.