21 Eylül 2021 Salı

Ali Koç, perakendecilere konuştu: Dijital ile fizikseli bir araya getirecek çözümler geliştirmeli

 'Yerel Zincirler Buluşuyor' etkinliğinde konuşan Ali Koç, e-ticaretteki artışın dikkat çekici olduğunu ancak fiziksel satış noktalarının gelecekte de alışverişte önemini koruyacağını söyledi.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, "Avrupalı bir Türkiye ve Türkiyeli bir Avrupa tartışmasız kazan-kazan demektir. Umarım Avrupalılar ülkemizle ilişkilerinin kısa vadeli hesaplarına, göçmen pazarlığına indirgenmeyecek kadar önemli olduğunu tekrar hatırlar" dedi.


Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen ve üreticiden tedarikçiye, perakendecilerden sektöre hizmet sunan firmalara kadar binlerce paydaşı bir araya getiren Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) 2021 etkinliği başladı.


Sektörünün en büyük konferans ve fuarı olma özelliği taşıyan ve bu yıl "Gelecek" temasıyla düzenlenen konferans ve fuar etkinliğinin açılışında konuşan Ali Koç, Koç Holding Kurucusu merhum Vehbi Koç'un yaklaşık 1 asır önce mütevazı bir perakendeci olarak müthiş bir maceraya yolculuğuna çıktığını ifade ederek, bu yönüyle Koç Holding için perakendeciliğin özel bir anlamı olduğunu dile getirdi.


Koç, resmi rakamlara göre dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaklaşık 5 milyon kişinin hayatını kaybettiğini ve 150 milyondan fazla kişinin de daha fazla yoksullaştığını belirterek, "Salgın denen illetten mümkün olan en kısa zamanda bir şekilde kurtulmamız lazım. Bilim insanlarının büyük emekle geliştirebildiği gibi, çok kısa sürede geliştirebildiği, bununla beraber devletimizin her türlü imkanını zorlayıp bizlere sunduğu aşılar, halen mevcut virüs tiplerine karşı etkiliyken, lütfen aşılarımızı en kısa zamanda tamamlayalım. En azından çok şükür ki ülkemizde aşıya ulaşamama sıkıntısı yok" diye konuştu.


Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ihracatı için önemini vurgulayan Koç, şunları söyledi:


"Avrupa'nın geleceği hiç kuşkusuz ülkemiz açısından da son derece önemli. Bir ara müthiş bir ivme yakalamıştık. Avrupa Birliği yolunda doğru adımlar attık ama yeterince karşılığını bulamadık. Zaman içinde de ilişkilerde bir soğuma, uzaklaşma olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hepimiz biliyoruz ki ekonomik açıdan ticarette AB olmazsa olmazımız. Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik önemini her iki taraf için de ekonomik potansiyelinin çok çok ötesinde olduğunu düşünüyorum. Avrupalı bir Türkiye ve Türkiyeli bir Avrupa tartışmasız kazan-kazan demektir. Umarım Avrupalılar ülkemizle ilişkilerinin kısa vadeli hesaplarına, göçmen pazarlığına indirgenmeyecek kadar önemli olduğunu tekrar hatırlar. Umarım biz de her şeyden önce kendi selametimiz için yeniden iddialı bir reform ajandası şekillendirir, herkesi heyecanlandıran yeni bir başarı hikayesi yaratabiliriz."


Koç, Batı dünyasının ticarette Çin'e olan bağımlılıklarını her anlamda düşürmek istediğini belirterek. "Bu perspektiften baktığımız takdirde ülkemizi yeniden bir cazibe merkezinde kılabilecek her alanı daha da kıymetli hale geldiğini net bir şekilde söyleyebiliriz." dedi.


"Dijital ile fizikseli bir araya getirecek çözümler geliştirilmeli"


Ali Koç, geleceği şekillendiren önemli bir diğer dinamiğin yeşil dönüşüm olduğunu ifade ederek, yeşil dönüşüm dinamiğini sürdürülebilirlik olgusundan ayrı değerlendirmenin mümkün olmadığını söyledi.


Sürdürülebilirlik odaklı çevresel, sosyal ve kurumsal yönetimin şirketler açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Koç, şunları kaydetti:


"Sadece hissedarlarının değil, toplumsal tüm paydaşlarının ihtiyaçlarını gözeten, sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan şirketlerin uzun vadede daha başarılı oldukları şimdiden net bir şekilde rakamlarla görülüyor. Buna paydaş kapitalizmi deniyor. Sadece hissedarlarının değil, toplumsal tüm paydaşlarının ihtiyaçlarını gözeten, sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan şirketlerin uzun vadede daha başarılı oldukları görülüyor. İnsanı daha fazla odağa alan yeni çözümlerle, kapitalizmin toplumsal ilerlemeye yardımcı olurken sosyal eşitsizlikler yaratmasının önüne geçilebileceğine inanıyorum.


Koç Topluluğu olarak sürdürebilirlik vizyonumuzu bu nedenle 'Geleceğe Birlikte' sloganıyla duyurduk. Tüm markalarımızın kurumsal varlık sebeplerini karlılığın ötesinde bir toplumsal amaca dayandırmaları ve bu amaca bilfiil hizmet etmeleri gerektiğine samimiyetle inanıyoruz. Bu duruş, Vehbi Bey’in 'Ülkem varsa ben de varım' sözüyle ortaya koyduğu kurucu ilkenin bugüne tercümesidir. Günümüzde bilhassa gençler, satın alma tercihleriyle tüm şirketleri benzeri bir tavrı benimsemeye zorluyor. Yatırımcılar da sürdürülebilirlik metriklerini şimdiden finansman kararlarının odağına almış durumdalar."


Koç, hedefini günü kurtarmak olarak belirleyenlerin geleceğinin olamayacağını ifade ederek, "Yarınlara ilişkin bir hayal kurmanız ve onun için hep beraber topyekûn çabalamanız gerekiyor. Montaigne’in meşhur sözünü hatırlayalım: Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez. Geleceği daha müreffeh, daha istikrarlı, daha mutlu daha yaşanabilir potansiyeline fazlasıyla ulaşmış hatta aşmış Türkiye'si tabii ki hepimizin ortak hayali… İçinde bulunduğumuz kısır çekişmelerden hızlıca kurtularak, o bu şu demeden bu güzel ülkenin kıymetini bilerek, kısa, orta, uzun, çok uzun vadede en sağlam şekilde bu ülkenin en milletin en hak ettiği şekilde var gücümüzle çalışmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.


Salgın boyunca e-ticaretteki artışın dikkati çekici olduğunu belirten Koç, fiziksel satış noktalarının ise gelecekte de alışveriş yolculuğunda önemini koruyacağını söyledi.


Tüketiciler ürünlerle ilgili fikir edinmek için satış uzmanlarıyla birebir görüşmek, ürünlere dokunmayı ve tecrübe etmek istediğini ifade ederek, perakendecilere yapay zekanın avantajlarından faydalanarak dijital ile fizikseli bir araya getirecek çözümler geliştirmeyi tavsiye etti. AA


Kaynak:

https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ali-koc-perakendecilere-konustu-dijital-ile-fizikseli-bir-araya-getirecek-cozumler-gelistirmeli


Mobil Ticarete Başlangıç Yapmak İsteyenler İçin Tüyolar

 Dünya ‘elektronik ticaret’ (İngilizce adıyla ‘e-commerce’) terimininden hızla uzaklaşmaya, onun yerine ‘mobil ticaret’ (İngilizce adıyla ‘m-commerce’) terimini kullanmaya başladı. Mobil ticaret aslında yeni bir konu değil.


KOBİ/GİRİŞİM Haziran 2021 tarihli sayıdan


Cep telefonlarının 90’lı yılların sonunda WAP bağlantısı üzerinden internete girmesi ile bazı gelişmiş ülkelerde mobil ticaretin ilk adımları atılmıştı. Dünya genelinde hızlanması ise, 2007 yılında Apple firmasının iPhone akıllı telefonları piyasaya çıkarmasıyla başladı.


2021 yılına girdiğimizde ise Türkiye’de bir çok online pazaryerinin açıkladığı verilere göre akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlar üzerinden yapılan satışların PC’ler (kişisel bilgisayarlar) üzerinden yapılan satışları geçtiğini görüyoruz. Bu ayki yazımda, 10 yıldır aktif olarak mobil ticaret yapan biri olarak, yeni başlayacak olan girişimcilerle tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.


1- “Sadece mobil” veya “önce mobil” stratejileri arasında doğru seçimi yapmak çok önemlidir.


Ülkemizdeki örnekleri inceleyecek olursak, Getir isimli girişim “sadece mobil” stratejisini uygulayan bir girişimdir. Getir’den alışveriş yapmak için mutlaka uygulamasını cep telefonunuza yüklemeniz gerekir. www.getir.com websitesi üzerinden sipariş vermeniz mümkün değildir.


Yemeksepeti ise hem www.yemeksepeti.com websitesinden, hem de mobil uygulamalarından sipariş kabul eden, son yıllarda “önce mobil” stratejisine geçiş yapmış şirketlerdendir. Getir gibi sadece mobil uygulama üzerinden satış yapan bir model deneyecekseniz, ürün envanterinizin popüler arama motorları tarafından endekslenmesinde teknik zorluklar yaşayacağınızı unutmamalısınız.


Zira, doğru teknik önlemleri almayan mobil uygulamalar normal web siteleri gibi endekslenebilir bir içeriğe sahip olmadıkları için Google gibi arama motorlarından trafik çekmekte zorlanmaktadır. Neticesinde, “sadece mobil” stratejisi yakın vadede size tanıtım noktasında katlanmanız gereken bir alternatif maliyet olarak geri dönüş yapabilir.

2- İş modeliniz şart koşmuyorsa, yolun en başında kendi mobil uygulamanızı yaptırmak yerine, mobil cihazlara uyumlu tasarlanmış web sitesiyle mobil ticarete başlangıç yapın.


Bu tavsiyenin iki ayrı gerekçesi bulunuyor. Birincisi; Android ve iOS cihazlar için uygulamalar yaptırıp, devamlı bu uygulamaların bakımını ve güncellemesini yaptırmak için girişiminizin kasasında bulunması gereken sermaye tek başına bir web sitesi için gereken sermayeye kıyasla daha yüksektir. Girişiminiz umduğunuz performansı göstermezse kaybedeceğiniz sermaye daha yüksek olacaktır.


Bu nedenle iş fikrinizi önce web sitesi ile test edip, ileride kesin başarıya ulaşacağına kanaat getirirseniz mobil uygulamalarınızı yaptırmanızı tavsiye ederim. İkincisi ise; dünya genelinde yaygın olan bir kullanıcı davranışı vardır. Kullanıcıların cep telefonlarına bilmedikleri bir markaya ait uygulama yükletmek, bilinen markaların uygulamalarını yükletmekten çok daha zordur.


Piyasaya yeni çıkan bir girişim olarak kullanıcıların cep telefonlarına uygulama yükletmek ciddi pazarlama maliyetlerini beraberinde getirecektir. Herhangi bir web sitesinden kendi web sitenize yönlendirme yaparak tüketicileri markanızla tanıştırmanız, mobil uygulamanızı telefonlara yükletmeye kıyasla çok daha kolay ve düşük maliyetli bir yöntemdir.


3- Mobil ticaret, birim fiyatı 5.000 TL’nin altında olan ürünler için daha uygundur. Değeri daha yüksek olan ürünleri mobil platformlardan pazarlamak zordur.


Mobil cihazlarda müşterilerinizin yaşadığı deneyim PC’lerden daha farklıdır. Etkili bir pazarlama yapmanız için size sunulan alan küçülür. Durum böyle olunca, potansiyel müşterilerin küçük ekranlar üzerinden yüksek fiyatlı nitelikli ürünleri hızlıca satın almaları daha düşük bir ihtimal olmaktadır.


Bu nedenle, mobil ticaret yapacakların ürün portföyünde mutlaka düşük ve orta fiyatlı ürünler bulundurmalarını, birim fiyatı 5.000 TL’den yüksek olan ürünlerden yüksek ciro elde etme beklentisi içerisinde olmamalarını tavsiye ediyorum.


4- Mobil kullanıcı deneyimi konusunda kendinizi geliştirin, konunun uzmanlarıyla çalışın.


İyi bir ‘kullanıcı deneyimi’ (İngilizce adıyla ‘user experience’, kısaltılmış hali ile ‘UX’) sıradan bir mobil ticaret girişimini milyar dolarlık şirket yapabileceği gibi, kötü kullanıcı deneyimi çok iyi bir girişim fikrinin birinci yılın sonunda iflas etmesine de sebep olabilir.


UX’in ne olduğunu kısaca anlatmak gerekirse; mobil uygulamada menünün nerede yer alması gerektiği, ürünlerin uygulamada nasıl listeleneceği, satın alma sayfalarında hangi elementlerin olması gerektiği gibi detaylar UX’in çalışma alanına girer.


UX görsel tasarımdan ziyade, kullanılabilirlik tasarımı ile ilgilidir. Örneğin, son yılların kabul gören bir UX kuralı şudur: uygulamadaki önemli butonların sağ baş parmakla erişilebilecek yerlere, yani ekranın sağ alt kısmına yerleştirilmesi doğru bir seçim olacaktır.


Çift elle kullanılması gereken uygulamalar kullanıcılar tarafından kabul görmemektedir. UX tasarımı sistemli çalışmaların sonucudur. Bu çalışmaları, konulara uzak olan bir girişimcinin tek başına yapması çok zordur.


Hatalı kararlar alınırsa ortaya kötü bir UX tasarımı çıkabilir. Bu nedenle, UX tasarımı konusunda tecrübeli, özellikle 3-4 mobil uygulamanın UX tasarımını yapmış, portföy oluşturmuş kişilerle çalışmanız yerinde olacaktır.


5- Mobil web sitenizin veya mobil uygulamanızın performansını nasıl ölçeceğinizi yolun en başında öğrenin.


Bundan 10 yıl önce “Mobil uygulamamızı kaç kişi cep telefonuna yükledi?” sorusunun cevabı önemliyken, bugün “Mobil uygulamadaki kullanıcıların ortalama sipariş tutarını nasıl yükseltiriz?” gibi sorular önem kazandı. Bu soruları cevaplamak için kullanıcıların uygulamadaki her hareketini takip etmenizi sağlayan özel yazılımlar kullanmalısınız.


Kullanıcıların uygulamayı açık tutma süresi ortalama kaç saniyedir? Hangi ürün kategorisinde sepeti terk etme oranı en yüksektir? İşte tüm bu soruların cevaplarını MixPanel, Kissmetrics gibi şirketlerin hizmetinden yararlanarak bulabilirsiniz.


Mobil ticarete adım atmayı düşünüyorsanız ve kendinizi geliştirmek istiyorsanız, Türkiye’de henüz az sayıda başarılı örnek bulunduğu için ABD’deki girişimleri de yakından incelemenizi tavsiye ederim.


İnternette Mashable, TechCrunch, CrunchBase gibi bilgi kaynaklarını düzenli takip ederek ABD’de ivme kazanmış mobil ticaret girişimleri hakkında bilgi alabilirsiniz.


Kaynak:

https://www.ekonomist.com.tr/girisim-kobi/mobil-ticarete-baslangic-yapmak-isteyenler-icin-tuyolar.html


Hızlı teslimatta unicorn olacak

 Hızlı teslimat teknoloji şirketi PackUpp, bir yılda 500 milyon TL değerlemeye ulaştı. Hedef, bu yıl 2 milyar TL değerlemeye ulaşmak ve ardından da yurtdışına açılmak. PackUpp Kurucu Ortağı Emre Özcan, bu alanda ilk unicorn olmayı hedeflediklerini söylüyor.


Yaklaşık iki yıl önce kurulan hızlı teslimat teknoloji şirketi PackUpp, kuruluşunun ilk yılında ilk yatırım turunda 12,5 milyon TL ve sekiz ay sonra gerçekleşen ikinci yatırım turunda sekiz kat artışla 100 milyon TL şirket değerlemesine ulaştı.


Şu anda üçüncü yatırım turunda olan girişim, neredeyse bir yılda 500 milyon TL değerlemeye ulaştı. Hedef bu yıl aralık sonunda yapacakları dördüncü yatırım turu ile 2 milyar TL değerlemeye ulaşmak ve ardından da yurtdışına açılmak.


YERLİ YAZILIM FARKI

Verilen hizmet en basit tanımı ile kurye şirketi olarak algılansa da PackUpp kendisini bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyor. Çünkü farklılaşma noktaları yüzde 100 yerli ve milli olan kendi ekiplerindeki Türk mühendislerin hazırladığı yazılım.


API’ler sayesinde e-ticaret sitelerinin veya markaların altyapılarına entegre olup direkt depo ve stok sistemleri üzerinden çalışabiliyor. İkinci güçlü yanları ise markalara motor ve araçlı ekipler kurabilmeleri. Kısa süre önce de ‘Sonraki Gün’ hizmetini şehirlerarası teslimata da taşıdı.


İstanbul’dan Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli’ye teslimat yapıyor. Mevcutta CarrefourSA, Dyson, Decathlon, Skechers, Columbia, Disney, N11, Fox Media gibi global ve Karaca Züccaciye, Karaca Home, Emsan gibi yerli markalara hizmet veren şirket, Eren Perakende, Unilever ve Samsung’un yeni fabrikası için de imza aşamasında.


BİN SAHA ÇALIŞANINA ULAŞACAK

PackUpp Kurucu Ortağı ve CEO’su Semih Emre Özcan, hızlı teslimat şirketinin ilk unicorn’u olmayı hedeflediklerini söylüyor. Tüm teslimat sürecini dijitalleştiren bir yazılım geliştirdiklerini ifade eden Özcan, şu bilgileri veriyor: “‘Paketi Haritadan Canlı İzleme’ ve paket sahibi evde yoksa ‘Komşuma Bırak’ seçeneği ile alıcının paketinin adresine yakın noktaya bırakılmasını sağlayarak süreci şeffaflaştırıyoruz.


500 bin teslimatta yüzde 99,8 müşteri memnuniyeti sağladık. Çalıştığımız şirketlere sonraki gün, aynı gün ve üç saatte ekspres teslimat olmak üzere üç farklı teslimat tipi olanağı sunuyoruz. Böylece bir şirketin ihtiyaç duyacağı tüm teslimat ihtiyaçlarına cevap verebiliyoruz.”


2021 yılında istihdam sayısı genel müdürlükte 18’e, saha ekibinde ise 400’e ulaştı. 2022 yılının ilk çeyreğinde genel müdürlük çalışan sayısının 40’ın üzerine, saha ekibi çalışan sayısının ise binin üzerine çıkarılması planlanıyor.


AVRUPA VE ABD’YE DE AÇILACAK

“Yurtiçindeki büyümemiz çok hızlı ilerlerken global ilerleyişimiz 2022 yılı son çeyreğinde Avrupa pazarına açılarak devam edecek.


PackUpp’ı ilk kurduğumuz günden bu yana en büyük hedefimiz Türk bayrağını tamamen yerli teknolojimizle yurtdışında temsil etmek ve PackUpp’ı dünyanın en kapsamlı, kaliteli ve hızlı ilk 10 teslimat teknoloji şirketinden birisi yapmak.


Önümüzdeki dönemlerde öncelikle Avrupa, ardından da 2023 yılı son çeyreğinde Amerika’da hizmet vererek hızlı teslimat sektöründe Türkiye’nin ilk unicorn’u olmayı hedefliyoruz.”


Kaynak:

https://www.ekonomist.com.tr/burcu-tuvay/hizli-teslimatta-unicorn-olacak.html


Avansas İngiltere’de hizmete başladı

 İş yeri alışveriş platformu Avansas, İngiltere’de faaliyet göstermeye başladı. Şirket Bedford bölgesinde yer alan deposundan teslimat yapıyor.


Avansas, İngiltere’nin Bedford bölgesinde yer alan deposundan Londra’ya kendi dağıtım araçlarıyla, diğer bölgelere ise kargo şirketleri vasıtasıyla teslimat yapmaya başladı.


Kısa süre içerisinde 100 bin kurumsal müşteriye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Avansas Genel Müdürü Sedat Anak, “Yılın son çeyreğinde kendi araçlarımızla sağladığımız dağıtım organizasyonunu genişletmeyi ve araç filomuzu güçlendirmeyi planlıyoruz” dedi.


İngiltere yatırımı ile küresel hedeflerinin ilkini gerçekleştirdiklerini belirten Anak, “Sektörümüze 2009 yılında 300 ürün çeşidiyle girdik. Bugün ise kağıt ürünlerinden temizliğe, gıdadan teknolojiye 8 ana kategoride 6 bin 500 çeşitten fazla ürünümüz var. 500 adedi Avansas markalı olmak üzere yaklaşık 4 bin adet ürün ile İngiltere pazarına giriş yaptık” dedi.


İş yeri alışverişinde İngiltere’nin sektörel ticaret hacminin yüksek olduğuna dikkat çeken Anak, “İngiltere’nin çalışan sayısı bakımından Avrupa’daki en yüksek ilk 3 ülkeden biri olması, iş yeri alışverişine talebin de yüksek olmasına neden oluyor. İngiltere’de iş yeri malzemesi tüketimi ise kişi başı ayda ortalama 15-20 Sterlin tutarında. Yüzde 100 yerli yatırım ve ihracatın gücüyle Türk markalarını yurt dışındaki müşterilerle buluşturduğumuz için çok mutlu ve gururluyuz” diye konuştu.


Platform, İngiltere’de en çok talep edilen ürünlerin , A4 fotokopi kağıdı, klasör, kağıt havlu, şeffaf dosya, masa üstü kırtasiye ürünleri, tükenmez kalem, tuvalet kağıdı ve zarf olduğunu açıkladı.


Kaynak:

https://www.ekonomist.com.tr/sirketler/avansas-ingilterede-hizmete-basladi.html


İnternet satışına yeni kurallar geliyor

 E-ticarette yanıltıcı indirimlere önlem geliyor. Yeni düzenleme ile indirim düzenlenirken son 1 aydaki en düşük fiyat baz alınacak.


Ticaret Bakanlığı, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde değişiklik yapmayı öngörüyor. Bu kapsamda bir taslak hazırlandı. Taslak değişikliğe göre, önce fiyat yükseltilip ardından yüksek oranlı indirim yapıldığı izlenimi veren reklamlar önlenecek. Bunun için indirim oranı hesaplanırken, ürünün son 1 aylık zaman dilimindeki en düşük fiyatı esas alınacak.


Dünya’dan Hüseyin Gökçe’nin haberine göre; Yönetmeliğin fiyat bilgisi içeren reklamlar başlıklı 13’üncü maddesine eklenecek bir fıkra ile internet ortamında, satın alma davranışı ve kişisel veri analiz edilerek ‘kişiselleştirilmiş fiyat’ sunulan mal ve hizmete ilişkin şartlar belirleniyor. Buna göre kişiye özel fiyatın, ürünün güncel satış fiyatından farklı olduğu bilgisi, fiyat ile aynı alanda veya açılır ekranda kolayca görülecek şekilde yer alacak. Yönetmeliğin ‘İndirimli satış reklamları’ başlıklı 14’üncü maddesinde önemli bir değişiklik yapılıyor. Maddenin eski halinde indirim oranı hesaplanırken ürünün bir önceki fiyatının esas alınması öngörülüyordu. Ancak bu durum, satıcı firmanın fiyat oyunu yaparak etiketi yükseltip, ardından yüksek oranlı indirim yapmasına yol açıyordu. Bu aldatmanın önüne geçilebilmesi için, indirim oranı belirlenirken, ürünün son 30 gün içindeki en düşük fiyatının esas alınması hükme bağlandı. Bu konuya ilişkin ispat külfeti de reklamı verene ait olacak.


Yönetmeliğin, “Finansal hizmetlere ilişkin reklamlar” başlıklı 25’inci maddesine eklenen bir fıkra ile kredi ile satışa sunulan mal ve hizmetlerde, toplam maliyet, geri ödeme gibi koşulların kolayca görülebilecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu getiriliyor. Açılır ekranda veya tüketicilerin yönlendirileceği ayrı bir internet sitesinde, kredinin türü, vadesi, faiz oranı, tüketiciye toplam maliyetinin aylık ve yıllık yüzde değeri, geri ödeme koşulları gibi hususlar da yer alacak.


Yönetmeliğe ‘Sıralama içeren reklamlar’ başlıklı 25/A maddesi ekleniyor. İnternet ortamında satışa sunulan mal ve hizmetin fiyat, nitelik gibi konularda karşılaştırılarak sıralama yapılması halinde, sıralamanın hangi kritere göre yapıldığı, tüketicilerin kolayca görebilecekleri bir yerde açıkça belirtilecek. Yönetmeliğe, tüketici değerlendirmeleri başlıklı 25/B maddesi ekleniyor. Bu madde ile internet ortamında ürüne ilişkin yapılan yorumların yayınlandığı alanda yer alması gereken zorunlu bilgilere açıklık getiriliyor.


Kaynak:

https://www.ekonomist.com.tr/teknoloji/internet-satisina-yeni-kurallar-geliyor.html


8 Eylül 2021 Çarşamba

Haibrag.com - Alman Haibrag Türkiye'ye 58 milyon euro yatırım yapacak

 Alman şirketleri Koronavirüs’ün ekonomik etkileri yüzünden dış yatırım planlarını kısarken Alman firması Haibrag, Türkiye pazarında e -ticaret online mağazacılık sektörüne önümüzdeki 5 yıl içerisinde 58 milyon euroluk yatırım planlıyor. Şirket aldığı bu kararla binlerce kişiye de iş imkanı sunacak

Alman endüstriyel robot teknolojileri firması Haibrag, Türkiye'ye 58 milyon Euro yatırım yapacağını açıkladı. Haibrag e-ticaret Marketleri A.Ş olarak Türkiye’de şirket kuruluş işlemlerini gerçekleştirip personel ve teknik alt yapısını tamamlayan firma, ofis malzemelerinden kırtasiyeye, gıdadan temizlik ürünlerine, elektronik eşyadan mobilya ve hırdavata varan 40 bin çeşit ürünle pazara girecek.

Haibrag A.Ş Türkiye CEO’su Murat Kadir Gül, e-ticaret platformunu diğer platformlardan ayırmak için 2 temel üzerinde yoğunlaştıklarını belirterek “Öncelikle İstanbul ve Kocaeli’nden başlayıp 7 bölgede 18 ilde depo ve dağıtım ağlarımızı oluşturup, kendi araç filomuz ve personellerimizle en hızlı hizmeti vermeyi planlıyoruz." dedi


Pandemi döneminde teknik ve personel alt yapısını kurduklarını belirten Gül, "Satacağımız 40 bin çeşit ürün konusunda Almanya başta olmak üzere yurt dışından getireceğimiz ürünler ve Türkiye’den alacağımız ürünlerin tedarik alt yapısını oluşturduk. Türkiye Pazarı bizim için çok dinamik ve gelişmeye açık ve bu coğrafyadaki ana dağıtım üssümüz olacak. Bu yüzden 5 yıllık planlarımızı yaptık” diye konuştu.

--
TÜRKİYE PAZARI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

‘Yaşam için her şey’ sloganıyla Türkiye pazarına giren Haibrag A.Ş Türkiye CEO’su Murat Kadir Gül,e-ticaret platformunu diğer platformlardan ayırmak için 2 temel üzerinde yoğunlaşıyor.

İlk olarak lojistiğe önem verdiklerini belirten Gül, “Öncelikle İstanbul ve Kocaeli’nden başlayıp  7 bölgede 18 ilde depo ve dağıtım ağlarımızı oluşturup, kendi araç filomuz ve personellerimizle en hızlı hizmeti vermeyi planlıyoruz. Pandemi dönemimde boş durmadık çok iyi bir teknik alt yapı ve Türkiye’nin sektöründeki en iyileri olan bir personel alt yapısını kurduk. Aynı zamanda satacağımız 40 bin çeşit ürün konusunda Almanya başta olmak üzere yurt dışından getireceğimiz ürünler ve Türkiye’den alacağımız ürünlerin tedarik alt yapısını oluşturduk. Türkiye pazarı bizim için çok dinamik ve gelişmeye açık ve bu coğrafyadaki ana dağıtım üssümüz olacak. Bu yüzden 5 yıllık planlarımızı yaptık” diye konuştu.

ALMAN KALİTE VE DİSİPLİNİYLE YÜZDE YÜZ MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ HEDEFLİYORUZ

Ayrıca müşteri sorunlarına yüksek duyarlılıkla çözüm getirme prensibiyle çalıştıklarını ifade eden Gül,“Son yıllarda e-ticaretin artması ile birlikte zaman zaman üründen ve hizmetten kaynaklı müşteri memnuniyetsizliğini gözlemliyoruz. Bu durum sektörün gelişmesinin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor. Biz Haibrag olarak bunun farkındayız ve bu konuda personel eğitimlerimiz devam ediyor. Müşterilerinin sorunlarını en kısa sürede çözüme kavuşturuyoruz. Haibrag A.Ş Alman kalite ve disipliniyle yüzde yüz müşteri memnuniyetini hedeflemiştir” diyerek açıklık getirdi.