21 Eylül 2021 Salı

Ali Koç, perakendecilere konuştu: Dijital ile fizikseli bir araya getirecek çözümler geliştirmeli

 'Yerel Zincirler Buluşuyor' etkinliğinde konuşan Ali Koç, e-ticaretteki artışın dikkat çekici olduğunu ancak fiziksel satış noktalarının gelecekte de alışverişte önemini koruyacağını söyledi.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, "Avrupalı bir Türkiye ve Türkiyeli bir Avrupa tartışmasız kazan-kazan demektir. Umarım Avrupalılar ülkemizle ilişkilerinin kısa vadeli hesaplarına, göçmen pazarlığına indirgenmeyecek kadar önemli olduğunu tekrar hatırlar" dedi.


Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen ve üreticiden tedarikçiye, perakendecilerden sektöre hizmet sunan firmalara kadar binlerce paydaşı bir araya getiren Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) 2021 etkinliği başladı.


Sektörünün en büyük konferans ve fuarı olma özelliği taşıyan ve bu yıl "Gelecek" temasıyla düzenlenen konferans ve fuar etkinliğinin açılışında konuşan Ali Koç, Koç Holding Kurucusu merhum Vehbi Koç'un yaklaşık 1 asır önce mütevazı bir perakendeci olarak müthiş bir maceraya yolculuğuna çıktığını ifade ederek, bu yönüyle Koç Holding için perakendeciliğin özel bir anlamı olduğunu dile getirdi.


Koç, resmi rakamlara göre dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaklaşık 5 milyon kişinin hayatını kaybettiğini ve 150 milyondan fazla kişinin de daha fazla yoksullaştığını belirterek, "Salgın denen illetten mümkün olan en kısa zamanda bir şekilde kurtulmamız lazım. Bilim insanlarının büyük emekle geliştirebildiği gibi, çok kısa sürede geliştirebildiği, bununla beraber devletimizin her türlü imkanını zorlayıp bizlere sunduğu aşılar, halen mevcut virüs tiplerine karşı etkiliyken, lütfen aşılarımızı en kısa zamanda tamamlayalım. En azından çok şükür ki ülkemizde aşıya ulaşamama sıkıntısı yok" diye konuştu.


Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ihracatı için önemini vurgulayan Koç, şunları söyledi:


"Avrupa'nın geleceği hiç kuşkusuz ülkemiz açısından da son derece önemli. Bir ara müthiş bir ivme yakalamıştık. Avrupa Birliği yolunda doğru adımlar attık ama yeterince karşılığını bulamadık. Zaman içinde de ilişkilerde bir soğuma, uzaklaşma olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hepimiz biliyoruz ki ekonomik açıdan ticarette AB olmazsa olmazımız. Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik önemini her iki taraf için de ekonomik potansiyelinin çok çok ötesinde olduğunu düşünüyorum. Avrupalı bir Türkiye ve Türkiyeli bir Avrupa tartışmasız kazan-kazan demektir. Umarım Avrupalılar ülkemizle ilişkilerinin kısa vadeli hesaplarına, göçmen pazarlığına indirgenmeyecek kadar önemli olduğunu tekrar hatırlar. Umarım biz de her şeyden önce kendi selametimiz için yeniden iddialı bir reform ajandası şekillendirir, herkesi heyecanlandıran yeni bir başarı hikayesi yaratabiliriz."


Koç, Batı dünyasının ticarette Çin'e olan bağımlılıklarını her anlamda düşürmek istediğini belirterek. "Bu perspektiften baktığımız takdirde ülkemizi yeniden bir cazibe merkezinde kılabilecek her alanı daha da kıymetli hale geldiğini net bir şekilde söyleyebiliriz." dedi.


"Dijital ile fizikseli bir araya getirecek çözümler geliştirilmeli"


Ali Koç, geleceği şekillendiren önemli bir diğer dinamiğin yeşil dönüşüm olduğunu ifade ederek, yeşil dönüşüm dinamiğini sürdürülebilirlik olgusundan ayrı değerlendirmenin mümkün olmadığını söyledi.


Sürdürülebilirlik odaklı çevresel, sosyal ve kurumsal yönetimin şirketler açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Koç, şunları kaydetti:


"Sadece hissedarlarının değil, toplumsal tüm paydaşlarının ihtiyaçlarını gözeten, sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan şirketlerin uzun vadede daha başarılı oldukları şimdiden net bir şekilde rakamlarla görülüyor. Buna paydaş kapitalizmi deniyor. Sadece hissedarlarının değil, toplumsal tüm paydaşlarının ihtiyaçlarını gözeten, sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan şirketlerin uzun vadede daha başarılı oldukları görülüyor. İnsanı daha fazla odağa alan yeni çözümlerle, kapitalizmin toplumsal ilerlemeye yardımcı olurken sosyal eşitsizlikler yaratmasının önüne geçilebileceğine inanıyorum.


Koç Topluluğu olarak sürdürebilirlik vizyonumuzu bu nedenle 'Geleceğe Birlikte' sloganıyla duyurduk. Tüm markalarımızın kurumsal varlık sebeplerini karlılığın ötesinde bir toplumsal amaca dayandırmaları ve bu amaca bilfiil hizmet etmeleri gerektiğine samimiyetle inanıyoruz. Bu duruş, Vehbi Bey’in 'Ülkem varsa ben de varım' sözüyle ortaya koyduğu kurucu ilkenin bugüne tercümesidir. Günümüzde bilhassa gençler, satın alma tercihleriyle tüm şirketleri benzeri bir tavrı benimsemeye zorluyor. Yatırımcılar da sürdürülebilirlik metriklerini şimdiden finansman kararlarının odağına almış durumdalar."


Koç, hedefini günü kurtarmak olarak belirleyenlerin geleceğinin olamayacağını ifade ederek, "Yarınlara ilişkin bir hayal kurmanız ve onun için hep beraber topyekûn çabalamanız gerekiyor. Montaigne’in meşhur sözünü hatırlayalım: Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez. Geleceği daha müreffeh, daha istikrarlı, daha mutlu daha yaşanabilir potansiyeline fazlasıyla ulaşmış hatta aşmış Türkiye'si tabii ki hepimizin ortak hayali… İçinde bulunduğumuz kısır çekişmelerden hızlıca kurtularak, o bu şu demeden bu güzel ülkenin kıymetini bilerek, kısa, orta, uzun, çok uzun vadede en sağlam şekilde bu ülkenin en milletin en hak ettiği şekilde var gücümüzle çalışmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.


Salgın boyunca e-ticaretteki artışın dikkati çekici olduğunu belirten Koç, fiziksel satış noktalarının ise gelecekte de alışveriş yolculuğunda önemini koruyacağını söyledi.


Tüketiciler ürünlerle ilgili fikir edinmek için satış uzmanlarıyla birebir görüşmek, ürünlere dokunmayı ve tecrübe etmek istediğini ifade ederek, perakendecilere yapay zekanın avantajlarından faydalanarak dijital ile fizikseli bir araya getirecek çözümler geliştirmeyi tavsiye etti. AA


Kaynak:

https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ali-koc-perakendecilere-konustu-dijital-ile-fizikseli-bir-araya-getirecek-cozumler-gelistirmeli


Mobil Ticarete Başlangıç Yapmak İsteyenler İçin Tüyolar

 Dünya ‘elektronik ticaret’ (İngilizce adıyla ‘e-commerce’) terimininden hızla uzaklaşmaya, onun yerine ‘mobil ticaret’ (İngilizce adıyla ‘m-commerce’) terimini kullanmaya başladı. Mobil ticaret aslında yeni bir konu değil.


KOBİ/GİRİŞİM Haziran 2021 tarihli sayıdan


Cep telefonlarının 90’lı yılların sonunda WAP bağlantısı üzerinden internete girmesi ile bazı gelişmiş ülkelerde mobil ticaretin ilk adımları atılmıştı. Dünya genelinde hızlanması ise, 2007 yılında Apple firmasının iPhone akıllı telefonları piyasaya çıkarmasıyla başladı.


2021 yılına girdiğimizde ise Türkiye’de bir çok online pazaryerinin açıkladığı verilere göre akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlar üzerinden yapılan satışların PC’ler (kişisel bilgisayarlar) üzerinden yapılan satışları geçtiğini görüyoruz. Bu ayki yazımda, 10 yıldır aktif olarak mobil ticaret yapan biri olarak, yeni başlayacak olan girişimcilerle tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.


1- “Sadece mobil” veya “önce mobil” stratejileri arasında doğru seçimi yapmak çok önemlidir.


Ülkemizdeki örnekleri inceleyecek olursak, Getir isimli girişim “sadece mobil” stratejisini uygulayan bir girişimdir. Getir’den alışveriş yapmak için mutlaka uygulamasını cep telefonunuza yüklemeniz gerekir. www.getir.com websitesi üzerinden sipariş vermeniz mümkün değildir.


Yemeksepeti ise hem www.yemeksepeti.com websitesinden, hem de mobil uygulamalarından sipariş kabul eden, son yıllarda “önce mobil” stratejisine geçiş yapmış şirketlerdendir. Getir gibi sadece mobil uygulama üzerinden satış yapan bir model deneyecekseniz, ürün envanterinizin popüler arama motorları tarafından endekslenmesinde teknik zorluklar yaşayacağınızı unutmamalısınız.


Zira, doğru teknik önlemleri almayan mobil uygulamalar normal web siteleri gibi endekslenebilir bir içeriğe sahip olmadıkları için Google gibi arama motorlarından trafik çekmekte zorlanmaktadır. Neticesinde, “sadece mobil” stratejisi yakın vadede size tanıtım noktasında katlanmanız gereken bir alternatif maliyet olarak geri dönüş yapabilir.

2- İş modeliniz şart koşmuyorsa, yolun en başında kendi mobil uygulamanızı yaptırmak yerine, mobil cihazlara uyumlu tasarlanmış web sitesiyle mobil ticarete başlangıç yapın.


Bu tavsiyenin iki ayrı gerekçesi bulunuyor. Birincisi; Android ve iOS cihazlar için uygulamalar yaptırıp, devamlı bu uygulamaların bakımını ve güncellemesini yaptırmak için girişiminizin kasasında bulunması gereken sermaye tek başına bir web sitesi için gereken sermayeye kıyasla daha yüksektir. Girişiminiz umduğunuz performansı göstermezse kaybedeceğiniz sermaye daha yüksek olacaktır.


Bu nedenle iş fikrinizi önce web sitesi ile test edip, ileride kesin başarıya ulaşacağına kanaat getirirseniz mobil uygulamalarınızı yaptırmanızı tavsiye ederim. İkincisi ise; dünya genelinde yaygın olan bir kullanıcı davranışı vardır. Kullanıcıların cep telefonlarına bilmedikleri bir markaya ait uygulama yükletmek, bilinen markaların uygulamalarını yükletmekten çok daha zordur.


Piyasaya yeni çıkan bir girişim olarak kullanıcıların cep telefonlarına uygulama yükletmek ciddi pazarlama maliyetlerini beraberinde getirecektir. Herhangi bir web sitesinden kendi web sitenize yönlendirme yaparak tüketicileri markanızla tanıştırmanız, mobil uygulamanızı telefonlara yükletmeye kıyasla çok daha kolay ve düşük maliyetli bir yöntemdir.


3- Mobil ticaret, birim fiyatı 5.000 TL’nin altında olan ürünler için daha uygundur. Değeri daha yüksek olan ürünleri mobil platformlardan pazarlamak zordur.


Mobil cihazlarda müşterilerinizin yaşadığı deneyim PC’lerden daha farklıdır. Etkili bir pazarlama yapmanız için size sunulan alan küçülür. Durum böyle olunca, potansiyel müşterilerin küçük ekranlar üzerinden yüksek fiyatlı nitelikli ürünleri hızlıca satın almaları daha düşük bir ihtimal olmaktadır.


Bu nedenle, mobil ticaret yapacakların ürün portföyünde mutlaka düşük ve orta fiyatlı ürünler bulundurmalarını, birim fiyatı 5.000 TL’den yüksek olan ürünlerden yüksek ciro elde etme beklentisi içerisinde olmamalarını tavsiye ediyorum.


4- Mobil kullanıcı deneyimi konusunda kendinizi geliştirin, konunun uzmanlarıyla çalışın.


İyi bir ‘kullanıcı deneyimi’ (İngilizce adıyla ‘user experience’, kısaltılmış hali ile ‘UX’) sıradan bir mobil ticaret girişimini milyar dolarlık şirket yapabileceği gibi, kötü kullanıcı deneyimi çok iyi bir girişim fikrinin birinci yılın sonunda iflas etmesine de sebep olabilir.


UX’in ne olduğunu kısaca anlatmak gerekirse; mobil uygulamada menünün nerede yer alması gerektiği, ürünlerin uygulamada nasıl listeleneceği, satın alma sayfalarında hangi elementlerin olması gerektiği gibi detaylar UX’in çalışma alanına girer.


UX görsel tasarımdan ziyade, kullanılabilirlik tasarımı ile ilgilidir. Örneğin, son yılların kabul gören bir UX kuralı şudur: uygulamadaki önemli butonların sağ baş parmakla erişilebilecek yerlere, yani ekranın sağ alt kısmına yerleştirilmesi doğru bir seçim olacaktır.


Çift elle kullanılması gereken uygulamalar kullanıcılar tarafından kabul görmemektedir. UX tasarımı sistemli çalışmaların sonucudur. Bu çalışmaları, konulara uzak olan bir girişimcinin tek başına yapması çok zordur.


Hatalı kararlar alınırsa ortaya kötü bir UX tasarımı çıkabilir. Bu nedenle, UX tasarımı konusunda tecrübeli, özellikle 3-4 mobil uygulamanın UX tasarımını yapmış, portföy oluşturmuş kişilerle çalışmanız yerinde olacaktır.


5- Mobil web sitenizin veya mobil uygulamanızın performansını nasıl ölçeceğinizi yolun en başında öğrenin.


Bundan 10 yıl önce “Mobil uygulamamızı kaç kişi cep telefonuna yükledi?” sorusunun cevabı önemliyken, bugün “Mobil uygulamadaki kullanıcıların ortalama sipariş tutarını nasıl yükseltiriz?” gibi sorular önem kazandı. Bu soruları cevaplamak için kullanıcıların uygulamadaki her hareketini takip etmenizi sağlayan özel yazılımlar kullanmalısınız.


Kullanıcıların uygulamayı açık tutma süresi ortalama kaç saniyedir? Hangi ürün kategorisinde sepeti terk etme oranı en yüksektir? İşte tüm bu soruların cevaplarını MixPanel, Kissmetrics gibi şirketlerin hizmetinden yararlanarak bulabilirsiniz.


Mobil ticarete adım atmayı düşünüyorsanız ve kendinizi geliştirmek istiyorsanız, Türkiye’de henüz az sayıda başarılı örnek bulunduğu için ABD’deki girişimleri de yakından incelemenizi tavsiye ederim.


İnternette Mashable, TechCrunch, CrunchBase gibi bilgi kaynaklarını düzenli takip ederek ABD’de ivme kazanmış mobil ticaret girişimleri hakkında bilgi alabilirsiniz.


Kaynak:

https://www.ekonomist.com.tr/girisim-kobi/mobil-ticarete-baslangic-yapmak-isteyenler-icin-tuyolar.html